Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ankebut Suresi 39. Ayet Meali

Karun, Firavun ve Haman'a; Musa kanıt içeren, açıklayıcı bilgiyle geldi. Ne var ki onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar. Onlar kurtulanlardan olmadılar.

Ankebut 29:39 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Karun, Firavun ve Haman'a; Musa kanıt içeren, açıklayıcı bilgiyle geldi.
Ankebut 29:39
وَقَارُونَ وَفِرْعَوْنَ وَهَامَانَ وَلَقَدْ جَٓاءَهُمْ مُوسٰى بِالْبَيِّنَاتِ فَاسْتَكْبَرُوا فِي الْاَرْضِ وَمَا كَانُوا سَابِق۪ينَۚ • Ve karune ve fir'avne ve hamane ve lekad caehum musa bil beyyinati festekberu fil ardı ve ma kanu sabikin. • Meal: Karun, Firavun ve Haman'a; Musa kanıt içeren, açıklayıcı bilgiyle geldi. Ne var ki onlar yeryüzünde büyüklük tasladılar. Onlar kurtulanlardan olmadılar.[1] • Dipnot 1: Azabımızdan kurtulamadılar. • Kelime kelime: وَقَـٰرُونَ ve karune ve Kaarun'u · وَفِرْعَوْنَ ve fir'avne ve Fir'avn'ı · وَهَـٰمَـٰنَ ۖ ve hamane ve Haman'ı · وَلَقَدْ velekad ve andolsun · جَآءَهُم ca'ehum onlara geldi · مُّوسَىٰ musa Musa · بِٱلْبَيِّنَـٰتِ bil-beyyinati açık kanıtlarla · فَٱسْتَكْبَرُوا۟ festekberu fakat onlar büyüklük tasladılar · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi o yerde · وَمَا ve ma ama · كَانُوا۟ kanu değillerdi · سَـٰبِقِينَ sabikine geçip gidecek • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • كبر (kbr) kökü: Sert olmak, büyümek, büyük/geniş/iri olmak, ergenliğe ulaşmak, saygınlık veya rütbece yükselmek, bir şeyi büyütmek, büyüklük konusunda biriyle rekabet etmek/çekişmek, kendini yüceltmek, gururlu/kibirli/küstah davranmak… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • سبق (sbq) kökü: Geçmek, öne geçmek, önce gelmek, üstün gelmek, yarışta kazanmak, ileri geçmek, öncelik almak, hızlı gitmek, geride bırakmak • Ankebut suresi 69 ayettir; bu 39. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).