Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 126. Ayet Meali

Allah, bununla sevinmenizi ve kalplerinizin yatışmasını dilemiştir. Çünkü yardım ancak Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren Allah'ın yanındadır.

Ali İmran 3:126 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah, bununla sevinmenizi ve kalplerinizin yatışmasını dilemiştir.
Ali İmran 3:126
وَمَا جَعَلَهُ اللّٰهُ اِلَّا بُشْرٰى لَكُمْ وَلِتَطْمَئِنَّ قُلُوبُكُمْ بِه۪ۜ وَمَا النَّصْرُ اِلَّا مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ الْعَز۪يزِ الْحَك۪يمِۙ • Ve ma cealehullahu illa buşra lekum ve li tatmeinne kulubukum bih, ve men nasru illa min indillahil azizil hakim. • Meal: Allah, bununla sevinmenizi ve kalplerinizin yatışmasını dilemiştir. Çünkü yardım ancak Mutlak Üstün Olan ve En İyi Hüküm Veren Allah'ın yanındadır. • Kelime kelime: وَمَا ve ma · جَعَلَهُ cealehu onu yapmaz · ٱللَّهُ llahu Allah · إِلَّا illa ancak (yapar) · بُشْرَىٰ buşra müjde olsun diye · لَكُمْ lekum size · وَلِتَطْمَئِنَّ velitetmeinne ve güven bulsun diye · قُلُوبُكُم kulubukum kalbleriniz · بِهِۦ ۗ bihi bununla · وَمَا ve ma ve yoktur · ٱلنَّصْرُ n-nesru yardım · إِلَّا illa ancak( vardır) · مِنْ min · عِندِ indi katında · ٱللَّهِ llahi Allah · ٱلْعَزِيزِ l-azizi daima galib · ٱلْحَكِيمِ l-hakimi hüküm ve hikmet sahibi • جعل (jEl) kökü: yapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamak • بشر (b$r) kökü: müjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüş • طمن (Tmn) kökü: Sakin olmak, rahatlamak, huzur bulmak, güvenmek, emin olmak, içi rahat olmak, endişeden kurtulmak • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • عند (End) kökü: Edat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve… • عزز (Ezz) kökü: güçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sert • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 126. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).