Eğer Allah, size yardım ederse hiç kimse size güç yetiremez. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.
Ali İmran 3:160اِنْ يَنْصُرْكُمُ اللّٰهُ فَلَا غَالِبَ لَكُمْۚ وَاِنْ يَخْذُلْكُمْ فَمَنْ ذَا الَّذ۪ي يَنْصُرُكُمْ مِنْ بَعْدِه۪ۜ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ • İn yansurkumullahu fe la galibe lekum, ve in yahzulkum fe menzellezi yansurukum min ba'dih, ve alallahi fel yetevekkelil mu'minun. • Meal: Eğer Allah, size yardım ederse hiç kimse size güç yetiremez. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler. • Kelime kelime: إِن in eğer · يَنصُرْكُمُ yensurkumu size yardım ederse · ٱللَّهُ llahu Allah · فَلَا fela artık yoktur · غَالِبَ galibe yenecek · لَكُمْ ۖ lekum sizi · وَإِن ve in ve eğer · يَخْذُلْكُمْ yehzulkum sizi yüz üstü bırakırsa · فَمَن femen kimdir · ذَا za · ٱلَّذِى llezi kimse · يَنصُرُكُم yensurukum size yardım edebilecek · مِّنۢ min · بَعْدِهِۦ ۗ bea'dihi O'ndan sonra · وَعَلَى ve ala · ٱللَّهِ llahi ve Allah'a · فَلْيَتَوَكَّلِ felyetevekkeli dayansınlar · ٱلْمُؤْمِنُونَ l-mu'minune Mü'minler • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • غلب (glb) kökü: Üstesinden geldi, fethetti, boyun eğdirdi, hâkim oldu, aştı, güç veya kuvvette üstün oldu, zafer kazandı. aghlabu - ağaçlarla kaplı (sık), ghulban - bereketli, verimli. • خذل (xpl) kökü: Birine yardım etmekten/destek olmaktan kaçınmak, birinden geri durmak, birini terk etmek/bırakmak/terk etmek, birine yardım etmekte/desteklemekte başarısız olmak, biriyle birlikte gitmekten kaçınmak, birinin başkasına… • بعد (bEd) kökü: sonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme • وكل (wkl) kökü: Güvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak. • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 160. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).