Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ali İmran Suresi 162. Ayet Meali

Allah'ın rızasını kazanan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer Cehennem olan kimse ile bir olur mu? Orası ne kötü bir sonuçtur.

Ali İmran 3:162 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah'ın rızasını kazanan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer Cehennem olan kimse ile bir olur…
Ali İmran 3:162
اَفَمَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَ اللّٰهِ كَمَنْ بَٓاءَ بِسَخَطٍ مِنَ اللّٰهِ وَمَأْوٰيهُ جَهَنَّمُۜ وَبِئْسَ الْمَص۪يرُ • E femenittebea rıdvanallahi ke men bae bi sehatin minallahi ve me'vahu cehennem, ve bi'sel masir. • Meal: Allah'ın rızasını kazanan kimse, Allah'ın gazabına uğrayan ve varacağı yer Cehennem olan kimse ile bir olur mu? Orası ne kötü bir sonuçtur. • Kelime kelime: أَفَمَنِ efemeni hiç olur mu? · ٱتَّبَعَ ttebea uyan · رِضْوَٰنَ ridvane rızasına · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · كَمَنۢ kemen kimse gibi · بَآءَ ba'e uğrayan · بِسَخَطٍۢ bisehatin hışmına · مِّنَ mine · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · وَمَأْوَىٰهُ ve me'vahu ve yeri · جَهَنَّمُ ۚ cehennemu cehennem (olan) · وَبِئْسَ ve bi'se ne kötü · ٱلْمَصِيرُ l-mesiru sonuçtur orası • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • رضو (rDw) kökü: Ondan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı… • بوا (bwA) kökü: Geri döndü, geri geldi/gitti, üzerine aldı/taşıdı, yüklendi/yük altına girdi, bunun ikamet yeri oldu, sorumlu/hesap verebilir/mesul oldu, eşit/benzer, denk/eş, dinlendi/kaldı, onu bir konuta yerleştirdi, mubawwa: bir… • سخط (sxT) kökü: Kızmak, öfkelenmek, gazaba gelmek, hiddetlenmek, hoşnutsuz olmak, razı olmamak, memnuniyetsizlik, üzüntü, kin • اوي (Awy) kökü: Sığınmak, barınmak veya dinlenmek için bir yere gitmek, başvurmak, konaklamak, misafir etmek, konukseverlik göstermek için hamza eklenerek ve mükemmel şekilde ikiye katlanan bir fiil. • باس (bAs) kökü: Güçlü/kuvvetli, sıkıntı/talihsizlik/felaket, yoksulluk durumu, kötü/fena, çok kötü, sahte alçakgönüllülük/itaatkarlık, ceza, deneme/keder durumu, cesaret/yiğitlik/kahramanlık • صير (Syr) kökü: Gitmek, olmak, yönelmek. Gidiş, yolculuk, ayrılış. Geri çekilmek, sonuçlanmak, neticeye varmak. • Ali İmran suresi 200 ayettir; bu 162. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).