Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ahzab Suresi 43. Ayet Meali

Allah ve melekleri, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size salat etmektedir. O, Mü'minlere karşı çok merhametlidir.

Ahzab 33:43 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah ve melekleri, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size salat etmektedir.
Ahzab 33:43
هُوَ الَّذ۪ي يُصَلّ۪ي عَلَيْكُمْ وَمَلٰٓئِكَتُهُ لِيُخْرِجَكُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِۜ وَكَانَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ رَح۪يماً • Huvellezi yusalli aleykum ve melaiketuhu li yuhricekum minez zulumati ilen nur, ve kane bil mu'minine rahima. • Meal: Allah ve melekleri, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size salat[1] etmektedir. O, Mü'minlere karşı çok merhametlidir. • Dipnot 1: Destek olmaktadır, yardım etmektedir. • Kelime kelime: هُوَ huve O · ٱلَّذِى llezi (Allah) ki · يُصَلِّى yusalli salat eder · عَلَيْكُمْ aleykum üzerinize · وَمَلَـٰٓئِكَتُهُۥ ve melaiketuhu ve melekleri · لِيُخْرِجَكُم liyuhricekum sizi çıkarmak için · مِّنَ mine -dan · ٱلظُّلُمَـٰتِ z-zulumati karanlıklar- · إِلَى ila · ٱلنُّورِ ۚ n-nuri aydınlığa · وَكَانَ ve kane ve · بِٱلْمُؤْمِنِينَ bil-mu'minine inananlara karşı · رَحِيمًۭا rahimen çok esirgeyendir • صلو (Slw) kökü: Hayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk… • ملك (mlk) kökü: Hükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık. • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • Ahzab suresi 73 ayettir; bu 43. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).