Akıl Kuran (akilkuran.com)

Ahzab Suresi 60. Ayet Meali

Eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde yalan ve kötü haber yayanlar bu davranışlarına son vermezlerse, ant olsun ki, seni onlara musallat ederiz de seninle bir arada daha fazla kalamazlar.

Ahzab 33:60 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde yalan ve kötü haber yayanlar bu davranışlarına s…
Ahzab 33:60
لَئِنْ لَمْ يَنْتَهِ الْمُنَافِقُونَ وَالَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ وَالْمُرْجِفُونَ فِي الْمَد۪ينَةِ لَنُغْرِيَنَّكَ بِهِمْ ثُمَّ لَا يُجَاوِرُونَكَ ف۪يهَٓا اِلَّا قَل۪يلاًۚۛ • Le in lem yentehil munafikune vellezine fi kulubihim maradun vel murcifune fil medineti le nugriyenneke bihim summe la yucaviruneke fiha illa kalila. • Meal: Eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde yalan ve kötü haber yayanlar bu davranışlarına son vermezlerse, ant olsun ki, seni onlara musallat ederiz de seninle bir arada daha fazla kalamazlar. • Kelime kelime: لَّئِن lein andolsun eğer · لَّمْ lem · يَنتَهِ yentehi vazgeçmezlerse · ٱلْمُنَـٰفِقُونَ l-munafikune iki yüzlüler · وَٱلَّذِينَ vellezine ve · فِى fi bulunanlar · قُلُوبِهِم kulubihim kalblerinde · مَّرَضٌۭ meradun bir hastalık · وَٱلْمُرْجِفُونَ velmurcifune kötü haberler yayanlar · فِى fi · ٱلْمَدِينَةِ l-medineti şehirde · لَنُغْرِيَنَّكَ lenugriyenneke seni üstüne süreriz · بِهِمْ bihim onların · ثُمَّ summe sonra · لَا la · يُجَاوِرُونَكَ yucaviruneke senin yanında kalamazlar · فِيهَآ fiha orada · إِلَّا illa dışında · قَلِيلًۭا kalilen az bir zaman • نهي (nhy) kökü: Engellemek, yasaklamak, azarlamak, yasaklamak, durdurtmak, kısıtlamak, men etmek, engel olmak, vazgeçmek, sakınmak • نفق (nfq) kökü: satılabilir olmak, delikten çıkmak, tükenmiş olmak (mağaza), harcanmış, harcanmış, harcama. Bir girişten imana giren ve başka bir çıkıştan bu inancı terk eden bir münafık gibi, başka bir deliğe girmek. • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • مرض (mrD) kökü: Hasta olmak/rahatsız olmak, hastalıklı, zayıf veya güçsüz, eksiklik, kusurlu veya yetersiz, yargı veya görüşte doğru veya neredeyse doğru olmak • رجف (rjf) kökü: Titremek/sarsılmak, şiddetli hareket halinde olmak, şiddetle sallanmak, dolaşmak, savaşa hazırlanmak, huzursuz olmak, kıpırdamak, endişe verici/yanlış haberler yaymak, meşgul olmak, kargaşa çıkarmak, çalkantı, sarsıntı… • مدن (mdn) kökü: şehir • غرو (grw) kökü: Karıştırmak, ortaya çıkarmak, uyandırmak, tutuşturmak, uzaklaştırmak, arzu uyandırmak, baştan çıkarmak/ayartmak/cezbetmek, heyecanlandırmak, yapıştırılmış, yapıştırılmış olan, yapışık/bağlı, düşkün, merak etmek; belirli… • جور (jwr) kökü: Düşüşe geçmek veya sapmak, yanlış ya da haksız davranmak, yakınında veya yakın yaşamak (bir başkasına), korumak, kurtarmak veya sığınma vermek. • قلل (qll) kökü: Az sayıda olmak, küçük miktarda olmak, nadir olmak. qalilun - az, küçük, nadir, seyrek. aqall - daha az, daha fakir. qallala - az görünmek. • Ahzab suresi 73 ayettir; bu 60. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).