Onların girecekleri yer Adn Cennetleridir. Orada, altından bilezik ve incilerle süslenecekler. Giysileri ise ipektendir.
Fatır 35:33جَنَّاتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا يُحَلَّوْنَ ف۪يهَا مِنْ اَسَاوِرَ مِنْ ذَهَبٍ وَلُؤْلُؤً۬اۚ وَلِبَاسُهُمْ ف۪يهَا حَر۪يرٌ • Cennatu adnin yedhuluneha yuhallevne fiha min esavire min zehebin ve lu'lua, ve libasuhum fiha harir. • Meal: Onların[1] girecekleri yer Adn Cennetleridir. Orada, altından bilezik ve incilerle süslenecekler. Giysileri ise ipektendir. • Dipnot 1: Hayırda önde gidenler. • Kelime kelime: جَنَّـٰتُ cennatu cennetleri · عَدْنٍۢ adnin Adn · يَدْخُلُونَهَا yedhuluneha oraya girerler · يُحَلَّوْنَ yuhallevne takınırlar · فِيهَا fiha orada · مِنْ min · أَسَاوِرَ esavira bilezikler · مِن min · ذَهَبٍۢ zehebin altından · وَلُؤْلُؤًۭا ۖ velu'lu'en ve inci(ler) · وَلِبَاسُهُمْ velibasuhum ve giysileri · فِيهَا fiha orada · حَرِيرٌۭ harirun ipektir • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • دخل (dxl) kökü: girmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak… • حلي (Hly) kökü: Süslemek, süs eşyaları ile donatmak veya süs eşyaları edinmek/yapmak. • سور (swr) kökü: Sur, duvar, şehir duvarı, çit, kale duvarı, atlayıp üstünden geçmek, aşmak, tırmanmak, saldırmak, hücum etmek • ذهب (phb) kökü: gitmek, uzaklaşmak, ayrılmak, almak veya uzaklaşmak, tüketmek, almak, iletmek, ölmek, sona ermek • لالا (lAlA) kökü: Parlamak, ışıldamak, alevlenmek, parlak olmak, inci, mükemmel/eksiksiz bir sevinç. • لبس (lbs) kökü: Giymek/örtmek, giysi giymek, giyinmek, sarmak, gizlemek, uygun olmak, saklamak/kamufle etmek, giyilen şey. • حرر (Hrr) kökü: Özgür olmak (köle), özgür doğmak, bir köleyi özgürleştirmek/serbest bırakmak/kurtarmak. Sıcak veya çok sıcak olmak, yanıp tutuşmak ve şiddetli veya sıcak hale gelmek, susamak, susuzluktan veya üzüntüden kurumak, su… • Fatır suresi 45 ayettir; bu 33. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).