Akıl Kuran (akilkuran.com)

Fatır Suresi 36. Ayet Meali

Kafirlere gelince, onlar için Cehennem ateşi vardır. Ölmelerine karar verilmez ki ölüp kurtulsunlar. Onların azaplarından da hafifletilmez. İşte bütün Kafirleri böyle cezalandırırız.

Fatır 35:36 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kafirlere gelince, onlar için Cehennem ateşi vardır.
Fatır 35:36
وَالَّذ۪ينَ كَفَرُوا لَهُمْ نَارُ جَهَنَّمَۚ لَا يُقْضٰى عَلَيْهِمْ فَيَمُوتُوا وَلَا يُخَفَّفُ عَنْهُمْ مِنْ عَذَابِهَاۜ كَذٰلِكَ نَجْز۪ي كُلَّ كَفُورٍۚ • Vellezine keferu lehum naru cehennem, la yukda aleyhim fe yemutu ve la yuhaffefu anhum min azabiha, kezalike neczi kulle kefur. • Meal: Kafirlere gelince, onlar için Cehennem ateşi vardır. Ölmelerine karar verilmez ki ölüp kurtulsunlar. Onların azaplarından da hafifletilmez. İşte bütün Kafirleri böyle cezalandırırız. • Kelime kelime: وَٱلَّذِينَ vellezine ve · كَفَرُوا۟ keferu inkar edenler · لَهُمْ lehum onlara vardır · نَارُ naru ateşi · جَهَنَّمَ cehenneme cehennem · لَا la · يُقْضَىٰ yukda hükmedilmez · عَلَيْهِمْ aleyhim onlara · فَيَمُوتُوا۟ feyemutu ölsünler · وَلَا ve la ve · يُخَفَّفُ yuhaffefu hafifletilmez · عَنْهُم anhum onlardan · مِّنْ min · عَذَابِهَا ۚ azabiha onun azabı · كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle · نَجْزِى neczi cezalandırırız · كُلَّ kulle her · كَفُورٍۢ kefurin nankörü • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • قضي (qDy) kökü: Tamamen bitirmek, kararlaştırmak/hükmetmek/yargısal karar vermek, hüküm vermek, yaratmak, sona erdirmek, elde etmek/başarmak/tatmin etmek, uygulamak, çözümlemek, yerine getirmek, duyurmak, açığa çıkarmak • موت (mwt) kökü: Ölmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından… • خفف (xff) kökü: Hafif kilolu olmak (vücut veya madde olarak), değer olarak hafif veya önemsiz olmak, canlı/aktif/çevik/hazır ve hızlı olmak, iş/hizmette itaatkar ve boyun eğen olmak, acele etmek, çabucak ayrılmak veya yolculuk yapmak… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • جزي (jzy) kökü: Tatmin etmek/vermek, yeterli kılmak, borç ödemek, mücadele etmek, karşılığını ödemek/telafi etmek, ödüllendirmek • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • Fatır suresi 45 ayettir; bu 36. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).