Yasin Suresi 26. Ayet Meali
Ona, "Cennete gir!" denildi. "Keşke halkım bilseydi;"
Yasin 36:26
ق۪يلَ ادْخُلِ الْجَنَّةَۜ قَالَ يَا لَيْتَ قَوْم۪ي يَعْلَمُونَۙ • Kiled hulil cenneh, kale ya leyte kavmi ya'lemun. • Meal: Ona, "Cennete gir!" denildi. "Keşke halkım bilseydi;" • Kelime kelime: قِيلَ kile denilince · ٱدْخُلِ dhuli gir! · ٱلْجَنَّةَ ۖ l-cennete cennete · قَالَ kale dedi ki · يَـٰلَيْتَ ya leyte keşke · قَوْمِى kavmi kavmim · يَعْلَمُونَ yea'lemune bilseydi • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • دخل (dxl) kökü: girmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak… • جنن (jnn) kökü: örtülü/gizli/kapalı/saklı/korumalı (örn. kumaş, zırh, mezar, kalkan), görünmez, karanlık/ele geçirilmiş olmak, gece karanlığı, akıldan yoksun, deli/çılgın/aklı başında olmayan, karışıklık/şaşkınlık • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Yasin suresi 83 ayettir; bu 26. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).