Akıl Kuran (akilkuran.com)

Yasin Suresi 52. Ayet Meali

"Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı? Bu Rahman'ın uyardığı şeydir. Resuller doğru söylemişler." dediler.

Yasin 36:52 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Eyvah bize!
Yasin 36:52
قَالُوا يَا وَيْلَنَا مَنْ بَعَثَنَا مِنْ مَرْقَدِنَ۔اۢ هٰذَا مَا وَعَدَ الرَّحْمٰنُ وَصَدَقَ الْمُرْسَلُونَ • Kalu ya veylena men beasena min merkadina, haza ma vaader rahmanuve sadakal murselun. • Meal: "Eyvah bize! Yattığımız yerden bizi kim kaldırdı[1]? Bu Rahman'ın uyardığı şeydir. Resuller doğru söylemişler." dediler. • Dipnot 1: Ayet, kabir azabının uydurma olduğunu çok açık bir şekilde ifade etmektedir. Kabir azabı olsaydı, yattıkları yerden kaldırıldıkları için, keşke kaldırılmasaydık anlamında "eyvah" derler miydi? Azap gören bir kimse, kaldırıldığına üzülür müydü? • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler · يَـٰوَيْلَنَا ya veylena -vah bize · مَنۢ men kim? · بَعَثَنَا beasena bizi kaldırdı · مِن min -den · مَّرْقَدِنَا ۜ ۗ merkadina yattığımız yer- · هَـٰذَا haza işte budur · مَا ma şey · وَعَدَ veade va'dettiği · ٱلرَّحْمَـٰنُ r-rahmanu Rahman'ın · وَصَدَقَ ve sadeka demek doğru söylemiş · ٱلْمُرْسَلُونَ l-murselune resuller • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • بعث (bEv) kökü: Göndermek, yollamak, diriltmek, uyandırmak, yeniden canlandırmak, harekete geçirmek, tahrik etmek, yola çıkarmak, yola koymak, dirilmek, uyanmak, ayaklanmak, gönderilmek • رقد (rqd) kökü: Uyumak, uyutmak, sıkıcı olmak, yıpranmış olmak, görmezden gelmek. Ruqud - uyuyan. Marqad - yatak, uyuma yeri, mezar. • وعد (wEd) kökü: söz vermek, sözünü vermek, tehdit etmek, iyi şeyler vaat etmek, tehdit etmek (bağlama göre) • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • صدق (Sdq) kökü: doğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü… • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • Yasin suresi 83 ayettir; bu 52. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).