Artık o tek bir haykırıştır. O zaman neyin ne olduğunu görecekler.
Saffat 37:19فَاِنَّمَا هِيَ زَجْرَةٌ وَاحِدَةٌ فَاِذَا هُمْ يَنْظُرُونَ • Fe innema hiye zecretun vahıdetun fe iza hum yenzurun. • Meal: Artık o tek bir haykırıştır[1]. O zaman neyin ne olduğunu görecekler. • Dipnot 1: Uyulması zorunlu bir sesleniş. • Kelime kelime: فَإِنَّمَا feinnema sadece ibarettir · هِىَ hiye o (iş) · زَجْرَةٌۭ zecratun korkunç sesten · وَٰحِدَةٌۭ vahidetun bir tek · فَإِذَا feiza hemen · هُمْ hum onlar · يَنظُرُونَ yenzurune bakıp kalırlar • زجر (zjr) kökü: Yasaklamak, uzaklaştırmak, men etmek, azarlamak, kovmak, korkutup kaçırmak, azarlamak, caydırmak, cesaretini kırmak, geri püskürtmek, engellemek, sert konuşmayla azarlamak, sesle veya kınayarak azarlamak, onu durdurmak… • وحد (wHd) kökü: Bir olmak, yalnız, eşsiz, benzersiz olmak, alçakgönüllü kalmak, ayrı durmak, birliği vurgulamak. Waahidun - kardinal, bir sayısı, tek. Wahda - yalnız. • نظر (nZr) kökü: görmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak… • Saffat suresi 182 ayettir; bu 19. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).