"Onun için bir yer hazırlayın, sonra da onu cehenneme atın." dediler.
Saffat 37:97قَالُوا ابْنُوا لَهُ بُنْيَاناً فَاَلْقُوهُ فِي الْجَح۪يمِ • Kalubnu lehu bunyanen fe elkuhu fil cahim. • Meal: "Onun için bir yer hazırlayın, sonra da onu cehenneme[1] atın." dediler. • Dipnot 1: Ateşe. • Kelime kelime: قَالُوا۟ kalu dediler · ٱبْنُوا۟ bnu yapın · لَهُۥ lehu onun için · بُنْيَـٰنًۭا bunyanen bir bina · فَأَلْقُوهُ fe elkuhu ve onu atın · فِى fi · ٱلْجَحِيمِ l-cehimi ateşe • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • بني (bny) kökü: inşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile • لقي (lqy) kökü: Karşılaşmak, bir şeyle karşılaşmak, rastlamak, bulmak, bir şeyin farkına varmak, görmek, tesadüfen rastlamak, tecrübe etmek, uğramak, maruz kalmak, katlanmak, yaslanmak, almak, yüzleşmek, bir şeyin yönüne doğru gitmek… • جحم (jHm) kökü: Ateş yakmak, yanmasını sağlamak, yanıp tükenmek, parlak veya şiddetli yanmak, gözü açmak, sakınmak/vazgeçmek/çekinmek/kaçınmak, ilerlemek veya öne gitmek, geri çekilmek veya geri çekmek [Bu fiil çelişkili anlamlar… • Saffat suresi 182 ayettir; bu 97. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).