Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel bir kuldu. O, her zaman Allah'a yönelendi.
Sad 38:30وَوَهَبْنَا لِدَاوُ۫دَ سُلَيْمٰنَۜ نِعْمَ الْعَبْدُۜ اِنَّهُٓ اَوَّابٌۜ • Ve vehebna li davude suleyman, ni'mel abd, innehu evvab. • Meal: Davud'a Süleyman'ı armağan ettik. Ne güzel bir kuldu. O, her zaman Allah'a yönelendi. • Kelime kelime: وَوَهَبْنَا ve vehebna ve biz armağan ettik · لِدَاوُۥدَ lidavude Davud'a · سُلَيْمَـٰنَ ۚ suleymane Süleyman'ı · نِعْمَ nia'me ne güzel · ٱلْعَبْدُ ۖ l-abdu kuldu · إِنَّهُۥٓ innehu şüphesiz o · أَوَّابٌ evvabun (Allah'a) yönelirdi • وهب (whb) kökü: vermek/bahşetmek/bağışlamak, adamak, hediye/armağan olarak sunmak. • نعم (nEm) kökü: Rahat bir hayat sürmek, hayatın konfor ve kolaylıklarından zevk almak, neşeli olmak, konforlar/zevkler, kolay/yumuşak/bol/hoş/iyi/gelişen olmak, iyice yoğurmak/pişirmek. in'aam - iyilik, bir kişiye yapılan iyilik/lütuf… • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • اوب (Awb) kökü: Geri dönmek, tövbe etmek, (yıldızların) batması, tekrarlamak, (itaatsizlikten itaate) dönmek, yankılanmak, geceleyin konaklamak. • Sad suresi 88 ayettir; bu 30. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).