Bir zaman kendisine, akşamüstü iyi cins safkan atlar sunulmuştu.
Sad 38:31اِذْ عُرِضَ عَلَيْهِ بِالْعَشِيِّ الصَّافِنَاتُ الْجِيَادُۙ • İz urıda aleyhi bil aşiyyis safinatul ciyad. • Meal: Bir zaman kendisine, akşamüstü iyi cins safkan atlar sunulmuştu. • Kelime kelime: إِذْ iz hani · عُرِضَ uride gösterilmişti · عَلَيْهِ aleyhi kendisine · بِٱلْعَشِىِّ bil-aşiyyi akşam üstü · ٱلصَّـٰفِنَـٰتُ s-safinatu safin (görkemli) · ٱلْجِيَادُ l-ciyadu (saf kan Arap) atları • عرض (ErD) kökü: Gerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak… • عشو (E$w) kökü: Gece boyunca gitmek, görüşü zayıf olmak, gece körlüğü olmak, geri çekilmek, terk etmek. isha - karanlığın başlangıcı, erken gece, alacakaranlık, akşam. ashiyyatan - gece yolu, akşam. ya'shu - yeryüzünden ürün toplamak… • صفن (Sfn) kökü: Üç ayak üzerinde durmak (at gibi). Safinat - üç ayağı üzerinde duran atlar, iyi yetiştirilmiş yarış atları. • جود (jwd) kökü: İyi veya güzel olmak, onaylanabilir veya mükemmel olmak, seçkin/olağanüstü olmak, cömert/eli açık/müşfik/bonkör olmak, özlem duygusuyla etkilenmek veya üstesinden gelmek, çevik/hızlı olmak (at için söylenir). • Sad suresi 88 ayettir; bu 31. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).