Akıl Kuran (akilkuran.com)

Sad Suresi 82. Ayet Meali

İblis: "Öyleyse, izzetine ant olsun ki onların hepsini azdıracağım." dedi.

Sad 38:82 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İblis: "Öyleyse, izzetine ant olsun ki onların hepsini azdıracağım." dedi.
Sad 38:82
قَالَ فَبِعِزَّتِكَ لَاُغْوِيَنَّهُمْ اَجْمَع۪ينَۙ • Kale fe bi izzetike le ugviyennehum ecmain. • Meal: İblis: "Öyleyse, izzetine[1] ant olsun ki onların hepsini azdıracağım." dedi. • Dipnot 1: Yüksek onur, şeref, büyük itibar, yücelik, saygınlık, üstünlük, güç. • Kelime kelime: قَالَ kale dedi · فَبِعِزَّتِكَ febiizzetike senin izzetine and olsun ki · لَأُغْوِيَنَّهُمْ leugviyennehum onları azdıracağım · أَجْمَعِينَ ecmeiyne tümünü • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • عزز (Ezz) kökü: güçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sert • غوي (gwy) kökü: Hata yapmak, sapmak veya yolunu kaybetmek, dikkatsiz, ihmalkar, dalgın, kasıtsız, düşüncesiz, umursamaz, unutkan; yanıltılmak/baştan çıkarılmak, hayal kırıklığına uğramak, karanlıkta yolculuk etmek, orada uzağa gitmek… • جمع (jmE) kökü: Toplamak veya bir araya getirmek, birleştirmek, toplanmak veya bir araya gelmek, birleşmek veya bağlanmak veya bağlantı kurmak, birlik durumuna getirmek, uzlaştırmak veya barıştırmak, bir şey giymek [giysi]… • Sad suresi 88 ayettir; bu 82. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).