Akıl Kuran (akilkuran.com)

Zümer Suresi 19. Ayet Meali

Hakkında azap kararı gerçekleşmiş olana gelince; ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?

Zümer 39:19 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hakkında azap kararı gerçekleşmiş olana gelince; ateşte olanı sen mi kurtaracaksın?
Zümer 39:19
اَفَمَنْ حَقَّ عَلَيْهِ كَلِمَةُ الْعَذَابِۜ اَفَاَنْتَ تُنْقِذُ مَنْ فِي النَّارِۚ • E fe men hakka aleyhi kelimetul azab, e fe ente tunkızu men fin nar. • Meal: Hakkında azap kararı gerçekleşmiş olana gelince; ateşte olanı sen mi kurtaracaksın? • Kelime kelime: أَفَمَنْ efemen kimse mi? · حَقَّ hakka hak olan · عَلَيْهِ aleyhi üzerine · كَلِمَةُ kelimetu kararı · ٱلْعَذَابِ l-azabi azab · أَفَأَنتَ efeente sen mi? · تُنقِذُ tunkizu kurtaracaksın · مَن men bulunanı · فِى fi · ٱلنَّارِ n-nari ateşte • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • كلم (klm) kökü: Konuşmak, ifade etmek. • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • نقذ (nqp) kökü: Kurtarmak, serbest bırakmak, teslim etmek. • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • Zümer suresi 75 ayettir; bu 19. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).