Akıl Kuran (akilkuran.com)

Zümer Suresi 68. Ayet Meali

Sur'a üflenmiş, Allah'ın dilediği hariç göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıvermiştir. Sonra ona bir kez daha üfürüldüğü zaman onlar kalkarak bakınırlar.

Zümer 39:68 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sur'a üflenmiş, Allah'ın dilediği hariç göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıvermiştir.
Zümer 39:68
وَنُفِـخَ فِي الصُّورِ فَصَعِقَ مَنْ فِي السَّمٰوَاتِ وَمَنْ فِي الْاَرْضِ اِلَّا مَنْ شَٓاءَ اللّٰهُۚ ثُمَّ نُفِـخَ ف۪يهِ اُخْرٰى فَاِذَا هُمْ قِيَامٌ يَنْظُرُونَ • Ve nufiha fis suri fe saıka men fis semavati ve men fil ardı illa men şaallah, summe nufiha fihi uhra fe izahum kıyamun yanzurun. • Meal: Sur'a üflenmiş, Allah'ın dilediği hariç göklerde ve yerde olanlar çarpılıp yıkılıvermiştir. Sonra ona bir kez daha üfürüldüğü zaman onlar kalkarak bakınırlar. • Kelime kelime: وَنُفِخَ ve nufiha ve üflenir · فِى fi · ٱلصُّورِ s-suri Sur'a · فَصَعِقَ fesaika sonra ölür (bayılır) · مَن men olanlar · فِى fi · ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde · وَمَن ve men ve olanlar · فِى fi · ٱلْأَرْضِ l-erdi yerde · إِلَّا illa dışında · مَن men kimseler · شَآءَ şa'e dilediği · ٱللَّهُ ۖ llahu Allah'ın · ثُمَّ summe sonra · نُفِخَ nufiha üflenir · فِيهِ fihi ona · أُخْرَىٰ uhra bir daha · فَإِذَا fe iza birden · هُمْ hum onlar · قِيَامٌۭ kiyamun kalkmış · يَنظُرُونَ yenzurune bakıyorlardır • نفخ (nfx) kökü: Ağızla üflemek, nefes almak. • صور (Swr) kökü: şekillendirmek, biçimlendirmek, tasarlamak, işaretlemek, resmetmek, süslemek, hazırlamak, yapmak • صعق (SEq) kökü: Yıldırım veya şimşek vurmak, bayılmak, bilinçsiz olmak, şoke olmak, aklı başından gitmek • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • نظر (nZr) kökü: görmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak… • Zümer suresi 75 ayettir; bu 68. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).