Akıl Kuran (akilkuran.com)

Nisa Suresi 81. Ayet Meali

Sana, itaat ettiklerini söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan, senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah'a dayan, vekil olarak Allah sana yeter.

Nisa 4:81 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Sana, itaat ettiklerini söylüyorlar.
Nisa 4:81
وَيَقُولُونَ طَاعَةٌۘ فَاِذَا بَرَزُوا مِنْ عِنْدِكَ بَيَّتَ طَٓائِفَةٌ مِنْهُمْ غَيْرَ الَّذ۪ي تَقُولُۜ وَاللّٰهُ يَكْتُبُ مَا يُبَيِّتُونَۚ فَاَعْرِضْ عَنْهُمْ وَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِۜ وَكَفٰى بِاللّٰهِ وَك۪يلاً • Ve yekulune taatun, fe iza berazu min indike beyyete taifetun minhum gayrallezi tekul. Vallahu yektubu ma yubeyyitun, fe a'rıd anhum ve tevekkel alallah. Ve kefa billahi vekila. • Meal: Sana, itaat ettiklerini söylüyorlar. Senin yanından ayrılıp, yalnız kaldıkları zaman, onlardan bir grup, arkandan,[1] senin yanında söylediklerinden farklı şeyler tasarlıyorlar. Allah, onların, arkandan gizlice tasarladıkları şeylerin hepsini kaydediyor. Onlara aldırma, yalnız Allah'a dayan, vekil[2] olarak Allah sana yeter. • Dipnot 1: Kimsenin olmadığı yerlerde, baş başa kaldıklarında. • Dipnot 2: Bkz. 3:173. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: وَيَقُولُونَ ve yekulune derler ki · طَاعَةٌۭ taatun peki (tamam) · فَإِذَا feiza fakat · بَرَزُوا۟ berazu çıkınca · مِنْ min -dan · عِندِكَ indike senin yanın- · بَيَّتَ beyyete geceleyin kurarlar · طَآئِفَةٌۭ taifetun birtakımı · مِّنْهُمْ minhum içlerinden · غَيْرَ gayra tersini · ٱلَّذِى llezi şeyin · تَقُولُ ۖ tekulu söylemiş olduğun · وَٱللَّهُ vallahu Allah · يَكْتُبُ yektubu yazmaktadır · مَا ma şeyleri · يُبَيِّتُونَ ۖ yubeyyitune geceleyin düşünüp kurdukların · فَأَعْرِضْ feea'rid sen aldırma · عَنْهُمْ anhum onlara · وَتَوَكَّلْ ve teve kkel ve dayan · عَلَى ala · ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'a · وَكَفَىٰ ve kefa ve yeter · بِٱللَّهِ billahi Allah · وَكِيلًا vekilen vekil olarak • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • طوع (TwE) kökü: itaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak. • برز (brz) kökü: Çıktı/geldi/bayıldı/ileri gitti, yayınlandı, ortaya çıktı, belirgin/açık/aşikar hale geldi, belirgin/çıkıntılı hale geldi, ortaya koydu, üretmek/yayınlamak, açığa çıkardı, geride bırakmak/geçmek, bir şeyin ötesine… • عند (End) kökü: Edat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve… • بيت (byt) kökü: Ev, konut, mesken, hane, yuva, barınak, çadır, oda, oturulan yer, aile, hanehalkı, zevce, beyit, dize, şiir • طوف (Twf) kökü: Gitme/yürüme eylemi, etrafta gezinme, dolaşma, seyahat etme, ona gelme, üzerine gelme, ziyaret, yaklaşma, yakınına gelme, sıkça etrafında dönme, kuşatma • غير (gyr) kökü: getirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek… • كتب (ktb) kökü: yazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey… • عرض (ErD) kökü: Gerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak… • وكل (wkl) kökü: Güvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak. • كفي (kfy) kökü: Yeterli olmak, yetmek. • Nisa suresi 176 ayettir; bu 81. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).