Akıl Kuran (akilkuran.com)

Mümin Suresi 46. Ayet Meali

Ateş! Sabah akşam ona arz olunurlar. O Sa'at'in gerçekleşeceği gün: "Firavuncuları azabın şiddetlisine sokun!"

Mümin 40:46 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ateş!
Mümin 40:46
اَلنَّارُ يُعْرَضُونَ عَلَيْهَا غُدُواًّ وَعَشِياًّۚ وَيَوْمَ تَقُومُ السَّاعَةُ۠ اَدْخِلُٓوا اٰلَ فِرْعَوْنَ اَشَدَّ الْعَذَابِ • En naru yu'radune aleyha guduvven ve aşiyya ve yevme tekumus saah, edhılu ale firavne eşeddel azab. • Meal: Ateş! Sabah akşam ona[1] arz olunurlar. O Sa'at'in gerçekleşeceği gün: "Firavuncuları azabın şiddetlisine sokun!" • Dipnot 1: Sabah akşam: "sabahtan akşama," diğer bir ifade ile "devamlı" anlamına gelen; süreklilik ifade eden bir deyimdir. Buna; günün iki ucu, yani sabah ve akşam vakitleri olarak anlam vermek yanlıştır. Bu ayet, sapkın bir inanç olan "kabir azabına" kanıt olarak gösterilmektedir. Böyle bir inanç, Kur'an'ın onlarca ayetiyle çelişmektedir. Zira Kur'an, yalın ve çok açık bir şekilde "ölümden" ve ölümden sonra da "kıyamet günü diriltilmekten" söz etmektedir. Kur'an'a göre, bu ikisinin arasında ayrıca bir diriltilme, bir yaşam kesinlikle söz konusu değildir. Kabir azabı ve kabir azabına dair söylenenlerin tamamı gerçek dışıdır; Kur'an'ı yalanlamadır. Örneğin: "Kıyametin koptuğu gün, suçlular bir saatten fazla kalmadıklarına yemin ederler. Onlar işte böyle döndürülüyorlardı (30:55)." Kur'an'a göre: Kıyamet günü herkes hesaba çekilecek ve ondan sonra kimin nereye gideceği belirlenecektir. Yani hesaba çekilmeden, yargılanmadan ceza veya ödül söz konusu değildir. • Kelime kelime: ٱلنَّارُ en-naru ateş · يُعْرَضُونَ yua'radune sunulurlar · عَلَيْهَا aleyha ona · غُدُوًّۭا guduvven sabah · وَعَشِيًّۭا ۖ ve aşiyyen ve akşam · وَيَوْمَ ve yevme ve günü · تَقُومُ tekumu koptuğu · ٱلسَّاعَةُ s-saatu kıyametin · أَدْخِلُوٓا۟ edhilu sokun (denilir) · ءَالَ ale ailesini · فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn · أَشَدَّ eşedde en çetinine · ٱلْعَذَابِ l-azabi azabın • نور (nwr) kökü: ateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmak • عرض (ErD) kökü: Gerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak… • غدو (gdw) kökü: Sabahın erken vakti, yarın, sabah, sabah namazı ile güneşin doğuşu arasındaki zaman, günün ilk bölümü • عشو (E$w) kökü: Gece boyunca gitmek, görüşü zayıf olmak, gece körlüğü olmak, geri çekilmek, terk etmek. isha - karanlığın başlangıcı, erken gece, alacakaranlık, akşam. ashiyyatan - gece yolu, akşam. ya'shu - yeryüzünden ürün toplamak… • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • سوع (swE) kökü: Kötü olmak, fesat çıkarmak, kötülük etmek, günah işlemek, zarar vermek, üzmek, incitmek, fenalık yapmak, kızmak, öfkelenmek, kabalaşmak, çirkinleşmek, hoşa gitmemek, mutsuz etmek, rahatsız etmek, zorlaştırmak • دخل (dxl) kökü: girmek, içeri girmek, geçmek, nüfuz etmek, ihlal etmek, arasından geçmek, istila etmek, üzerine gelmek, ziyaret etmek, zorla girmek, müdahale etmek, sokmak, tanıtmak, katılmak/başlamak/dahil etmek/yer almak… • اول (Awl) kökü: ilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıç • شدد ($dd) kökü: sıkıca bağlamak, sıkıştırmak, sağlamca güçlendirmek, koşmak, kurmak, sağlamlaştırmak, sert yapmak, güçlü yapmak, (gün) ilerlemiş olmak, yoğun olmak. ushdud - sertleştirmek, güçlendirmek. shadiid (çoğul: shidaad &… • عذب (Epb) kökü: cezalandırma, azarlamak, ceza, işkence, acı, eziyet, sıkıntı, ağır ceza, kaçınmak/vazgeçmek, bir haktan vazgeçmek, feragat etmek, çıkmak, engel olmak zorluk çıkarmak. Bir şey inkar etmek, biri tarafından konulan engel… • Mümin suresi 85 ayettir; bu 46. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).