"Onları kötülüklerden koru. Ve Sen O Gün kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu, büyük kurtuluştur."
Mümin 40:9وَقِهِمُ السَّيِّـَٔاتِۜ وَمَنْ تَقِ السَّيِّـَٔاتِ يَوْمَئِذٍ فَقَدْ رَحِمْتَهُۜ وَذٰلِكَ هُوَ الْفَوْزُ الْعَظ۪يمُ۟ • Vekıhimus seyyiat, ve men tekıs seyyiati yevme izin fe kad rahimteh ve zalike huvel fevzul azim. • Meal: "Onları kötülüklerden koru. Ve Sen O Gün[1] kimi kötülüklerden korursan, ona rahmet etmiş olursun. İşte bu, büyük kurtuluştur." • Dipnot 1: Hesap sorma günü, yalnızca Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün. • Kelime kelime: وَقِهِمُ ve kihimu ve onları koru · ٱلسَّيِّـَٔاتِ ۚ s-seyyiati kötülüklerden · وَمَن ve men ve kimi · تَقِ teki sen korursan · ٱلسَّيِّـَٔاتِ s-seyyiati kötülüklerden · يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün · فَقَدْ fekad elbette · رَحِمْتَهُۥ ۚ rahimtehu ona acımışsındır · وَذَٰلِكَ ve zalike ve işte budur · هُوَ huve o · ٱلْفَوْزُ l-fevzu başarı · ٱلْعَظِيمُ l-azimu büyük • وقي (wqy) kökü: korumak, kurtarmak, muhafaza etmek, uzak tutmak, kötülükten ve felaketten korunmak, güvende olmak, kalkan olarak kabul etmek, görev saymak. muttaki - kötülükten ve insanlara ve Allah'a karşı görevini ihlal eden… • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • فوز (fwz) kökü: Başarmak, zafer kazanmak, hedefe ulaşmak, galip gelmek, sahip olmak, arzularını elde etmek, kaçmak, kurtuluş, güvenlik, edinmek, kazanmak. Güvenlik/sığınma/mutluluk/huzur yeri/zamanı, kaçış yeri. • عظم (EZm) kökü: büyük, önemli, büyük, dikkate almak, onur, muazzam, görkemli, önemli bir kişi, Her Şeye Kadir, Her Şeye Kadir, elim, cömert/bol, büyütmek/artırmak. hayretler uyandırmak - büyük hale getirmek • Mümin suresi 85 ayettir; bu 9. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).