Fussilet Suresi 20. Ayet Meali
Nihayet oraya geldikleri zaman, yapmış oldukları şeylere; işitme, görme duyuları ve bedenleri kendi aleyhlerine tanıklık ederler.
Fussilet 41:20
حَتّٰٓى اِذَا مَا جَٓاؤُ۫هَا شَهِدَ عَلَيْهِمْ سَمْعُهُمْ وَاَبْصَارُهُمْ وَجُلُودُهُمْ بِمَا كَانُوا يَعْمَلُونَ • Hatta iza ma cauha şehide aleyhim sem'uhum ve ebsaruhum ve culuduhum bima kanu ya'melun. • Meal: Nihayet oraya geldikleri zaman, yapmış oldukları şeylere; işitme, görme duyuları ve bedenleri kendi aleyhlerine tanıklık ederler. • Kelime kelime: حَتَّىٰٓ hatta nihayet · إِذَا iza zaman · مَا ma · جَآءُوهَا ca'uha oraya vardıkları · شَهِدَ şehide şahidlik ettiler · عَلَيْهِمْ aleyhim aleyhlerine · سَمْعُهُمْ sem'uhum kulakları · وَأَبْصَـٰرُهُمْ ve ebsaruhum ve gözleri · وَجُلُودُهُم ve culuduhum ve derileri · بِمَا bima hakkında · كَانُوا۟ kanu oldukları (işler) · يَعْمَلُونَ yea'melune yapıyor(lar) • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • شهد ($hd) kökü: tanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey. • سمع (smE) kökü: duymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamak • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • جلد (jld) kökü: Vurmak/incitmek/deriyi dövmek, kamçıyla vurmak, düşmek, zorlamak, dayanıklı/güçlü/sağlam olmak, dayanıklı veya sabırlı olmak, biriyle mücadele etmek, zorlamak/mecbur bırakmak/gerekli kılmak. • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • Fussilet suresi 54 ayettir; bu 20. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).