Akıl Kuran (akilkuran.com)

Fussilet Suresi 31. Ayet Meali

"Biz, dünya hayatında ve ahirette sizin evliyanızız. Orada canlarınızın istediği her şey vardır ve istediğiniz her şey emrinizdedir."

Fussilet 41:31 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Biz, dünya hayatında ve ahirette sizin evliyanızız.
Fussilet 41:31
نَحْنُ اَوْلِيَٓاؤُ۬كُمْ فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَا وَفِي الْاٰخِرَةِۚ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَشْتَـه۪ٓي اَنْفُسُكُمْ وَلَكُمْ ف۪يهَا مَا تَدَّعُونَۜ • Nahnu evliyaukum fil hayatid dunya ve fil ahireh, ve lekum fiha ma teştehi enfusukum ve lekum fiha ma teddeun. • Meal: "Biz, dünya hayatında ve ahirette sizin evliyanızız.[1] Orada canlarınızın istediği her şey vardır ve istediğiniz her şey emrinizdedir." • Dipnot 1: Koruyucularınızız, yardımcılarınızız, destekleyicileriniziz. • Kelime kelime: نَحْنُ nehnu biz · أَوْلِيَآؤُكُمْ evliya'ukum sizin dostlarınızız · فِى fi · ٱلْحَيَوٰةِ l-hayati hayatında · ٱلدُّنْيَا d-dunya dünya · وَفِى ve fi ve · ٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ l-ahirati ahirette · وَلَكُمْ velekum ve size vardır · فِيهَا fiha orada · مَا ma her şey · تَشْتَهِىٓ teştehi çektiği · أَنفُسُكُمْ enfusukum canlarınızın · وَلَكُمْ velekum ve size vardır · فِيهَا fiha orada · مَا ma her şey · تَدَّعُونَ teddeune istediğiniz • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • حيي (Hyy) kökü: Yaşamak, hayatta olmak, utanmak, geceyi uyanık geçirmek, toprağı gübrelemek/verimli hale getirmek, birini hayatta tutmak, birini sağ bırakmak, ihtiyatlılığı/ölçülülüğü/utangaçlığı kaldırmak, ölçüsüz/arsız yapmak, iyi… • دنو (dnw) kökü: Yakın olmak, yaklaşmak veya alçalmak, indirmek, benzer olmak • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • شهو ($hw) kökü: İstemek, arzulamak, cinsel istek duymak, şehvet duymak, arzu etmek, özlemek • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • Fussilet suresi 54 ayettir; bu 31. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).