Akıl Kuran (akilkuran.com)

Şura Suresi 46. Ayet Meali

Onların, kendilerine yardım edecek Allah'tan başka velileri yoktur. Ve Allah kimi sapkınlıkta bırakırsa artık onun için bir kurtuluş yolu yoktur.

Şura 42:46 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onların, kendilerine yardım edecek Allah'tan başka velileri yoktur.
Şura 42:46
وَمَا كَانَ لَهُمْ مِنْ اَوْلِيَٓاءَ يَنْصُرُونَهُمْ مِنْ دُونِ اللّٰهِۜ وَمَنْ يُضْلِلِ اللّٰهُ فَمَا لَهُ مِنْ سَب۪يلٍۜ • Ve ma kane lehum min evliyae yensurunehum min dunillah. Ve men yudlilillahu fe ma lehu min sebil. • Meal: Onların, kendilerine yardım edecek Allah'tan başka velileri yoktur. Ve Allah kimi sapkınlıkta[1] bırakırsa artık onun için bir kurtuluş yolu yoktur. • Dipnot 1: Bkz. 42. 44. ayetin 1. dipnotu. • Kelime kelime: وَمَا ve ma ve yoktur · كَانَ kane · لَهُم lehum onların · مِّنْ min hiçbir · أَوْلِيَآءَ evliya'e velileri · يَنصُرُونَهُم yensurunehum kendilerine yardım edecek · مِّن min · دُونِ duni başka · ٱللَّهِ ۗ llahi Allah'tan · وَمَن ve men ve kimi · يُضْلِلِ yudlili sapıklıkta bırakırsa · ٱللَّهُ llahu Allah · فَمَا fema artık yoktur · لَهُۥ lehu onun için · مِن min hiçbir · سَبِيلٍ sebilin yol • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • ضلل (Dll) kökü: Yanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş. • سبل (sbl) kökü: yol, yöntem, araç, vesile, geçit, patika, yollar, çare, olanak, sebep • Şura suresi 53 ayettir; bu 46. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).