Akıl Kuran (akilkuran.com)

Şura Suresi 47. Ayet Meali

Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce, Rabb'inizin çağrısına olumlu yanıt verin. O Gün, sizin için bir sığınak yoktur. Sizin için kabul etmemek de yoktur.

Şura 42:47 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce, Rabb'inizin çağrısına olumlu yanıt verin.
Şura 42:47
اِسْتَج۪يبُوا لِرَبِّكُمْ مِنْ قَبْلِ اَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا مَرَدَّ لَهُ مِنَ اللّٰهِۜ مَا لَكُمْ مِنْ مَلْجَاٍ يَوْمَئِذٍ وَمَا لَكُمْ مِنْ نَك۪يرٍ • İstecibu li rabbikum min kabli en ye'tiye yevmun la meredde lehu minallah, ma lekum min melcein yevme izin ve ma lekum min nekir. • Meal: Allah tarafından geri döndürülmeyecek olan günün gelmesinden önce, Rabb'inizin çağrısına olumlu yanıt verin. O Gün,[1] sizin için bir sığınak yoktur. Sizin için kabul etmemek de yoktur.[2] • Dipnot 1: Hesap sorma günü, yalnızca Allah'ın belirlediği ilke ve kuralların geçerli olduğu gün. • Dipnot 2: Yaptıklarınızı inkar edemezsiniz. • Kelime kelime: ٱسْتَجِيبُوا۟ istecibu uyun · لِرَبِّكُم lirabbikum Rabbinize · مِّن min · قَبْلِ kabli önce · أَن en · يَأْتِىَ ye'tiye gelmezden · يَوْمٌۭ yevmun bir gün · لَّا la mümkün olmayan · مَرَدَّ meradde geri çevrilmesi · لَهُۥ lehu onun · مِنَ mine -tan · ٱللَّهِ ۚ llahi Allah- · مَا ma yoktur · لَكُم lekum sizin için · مِّن min hiçbir · مَّلْجَإٍۢ melcein sığınacak yer · يَوْمَئِذٍۢ yevmeizin o gün · وَمَا ve ma ve yoktur · لَكُم lekum sizin için · مِّن min hiçbir · نَّكِيرٍۢ nekirin inkar • جوب (jwb) kökü: Bir şeyde delik açmak, bir şeyi yırtmak veya parçalamak, delmek/delmek/oymak, bir şeyi kesmek, bir şeyi içini boşaltmak, geçmek veya çaprazlamak, yolculuk ederek geçmek, nüfuz etmek, cevap vermek veya yanıtlamak… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • ردد (rdd) kökü: Geri göndermek, geri döndürmek, reddetmek, kabul etmemek, geri püskürtmek, geri dönmek, eski haline getirmek, geri vermek, başvurmak, tekrar vermek, tekrar almak, tekrarlamak, geri gitmek, orijinal durumuna dönmek… • لجا (ljA) kökü: Sığınmak, geri çekilmek, barınak, koruma, kaçıp sığınmak, muhafaza etme, konaklama, gizlenme, dayanmak ve yardım istemek, savunma. • نكر (nkr) kökü: Hoşlanmamak, tanımamak, reddetmek, dil veya ceza ile onaylamamak, zor olmak, güç olmak, tiksinti duymak, suçlamak • Şura suresi 53 ayettir; bu 47. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).