Akıl Kuran (akilkuran.com)

Şura Suresi 6. Ayet Meali

Onlar, O'nun yanı sıra veliler edindiler. Allah, onları görüp gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin.

Şura 42:6 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlar, O'nun yanı sıra veliler edindiler.
Şura 42:6
وَالَّذ۪ينَ اتَّخَذُوا مِنْ دُونِه۪ٓ اَوْلِيَٓاءَ اللّٰهُ حَف۪يظٌ عَلَيْهِمْۘ وَمَٓا اَنْتَ عَلَيْهِمْ بِوَك۪يلٍ • Vellezinettehazu min dunihi evliyallahu hafizun aleyhim ve ma ente aleyhim bi vekil. • Meal: Onlar, O'nun yanı sıra veliler[1] edindiler. Allah, onları görüp gözetlemektedir. Sen onlara vekil değilsin. • Dipnot 1: Koruyucu, yardımcı, yönlendirici, gözeten, destekleyici, yandaş. Kur'an'da yer alan "veli" ve velinin çoğulu olan "evliya" kelimelerine dost, dostlar olarak anlam verilmesi doğru değildir. Bu kelimeler, ahlaki anlamdaki dostluğu değil; siyasi anlamda yönetmeyi, korumayı, gözetilmeyi ifade etmektedir. Kur'an, "dost" için "halil" kelimesini kullanmaktadır (2:254; 4:125; 17:73; 25:28). Allah'ın isimlerinden olan "El-Veli; Sahip Çıkan, Koruyan, Gözeten, Destek Olan." demektir. • Kelime kelime: وَٱلَّذِينَ vellezine ve kimseleri · ٱتَّخَذُوا۟ ttehazu edinen(leri) · مِن min · دُونِهِۦٓ dunihi O'ndan başka · أَوْلِيَآءَ evliya'e dostlar · ٱللَّهُ llahu Allah · حَفِيظٌ hafizun kollamaktadır · عَلَيْهِمْ aleyhim onları · وَمَآ ve ma ve değilsin · أَنتَ ente sen · عَلَيْهِم aleyhim onların üzerinde · بِوَكِيلٍۢ bivekilin bir vekil • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • حفظ (HfZ) kökü: Bir şeyi korumak/muhafaza etmek/savunmak, bir şeye bakmak, bir şeyin yok olmasını önlemek, bir şey hakkında dikkatli/özenli/düşünceli/ilgili olmak, bir şeyi saklamak, depolamak, tutmak, bir şeyi ezberlemek (hafızaya… • وكل (wkl) kökü: Güvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak. • Şura suresi 53 ayettir; bu 6. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).