Akıl Kuran (akilkuran.com)

Zuhruf Suresi 49. Ayet Meali

"Ey sihirbaz! Rabb'inin sana verdiği sözün hatırına bizim için dua et. Kuşkusuz biz doğru yola uyarız." dediler.

Zuhruf 43:49 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. "Ey sihirbaz!
Zuhruf 43:49
وَقَالُوا يَٓا اَيُّهَ السَّاحِرُ ادْعُ لَنَا رَبَّكَ بِمَا عَهِدَ عِنْدَكَ اِنَّـنَا لَمُهْتَدُونَ • Ve kalu ya eyyuhes sahırud'u lena rabbeke bima ahide ındeke innena le muhtedun. • Meal: "Ey sihirbaz![1] Rabb'inin sana verdiği sözün[2] hatırına bizim için dua et. Kuşkusuz biz doğru yola uyarız." dediler. • Dipnot 1: Ey yüce insan. Sihirbazlık Mısır'da saygın bir işti; sihirbazlar da önemli insanlardı. • Dipnot 2: Nebi'lik görevi. • Kelime kelime: وَقَالُوا۟ ve kalu ve dediler ki · يَـٰٓأَيُّهَ ya eyyuhe ey · ٱلسَّاحِرُ s-sahiru büyücü · ٱدْعُ d'u du'a et · لَنَا lena bizim için · رَبَّكَ rabbeke Rabbine · بِمَا bima hürmetine · عَهِدَ ahide söz · عِندَكَ indeke sana verdiği · إِنَّنَا innena artık biz · لَمُهْتَدُونَ lemuhtedune yola geleceğiz • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • سحر (sHr) kökü: Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti • دعو (dEw) kökü: aramak, arzu etmek, istemek, talep etmek, seslenmek, çağırmak, atfetmek, haykırmak, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, dilekçe vermek, ihtiyaç duymak, çağırmak, davet etmek, iddia etmek, yardım etmek • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • عهد (Ehd) kökü: Yükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik. • عند (End) kökü: Edat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve… • هدي (hdy) kökü: Yol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye. • Zuhruf suresi 89 ayettir; bu 49. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).