Onları kendi hallerine bırak: "Selam olsun." de. Yakında gerçeği görecekler.
Zuhruf 43:89فَاصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَامٌۜ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ • Fasfah anhum ve kul selam, fe sevfe ya'lemun. • Meal: Onları kendi hallerine bırak: "Selam olsun." de. Yakında gerçeği görecekler. • Kelime kelime: فَٱصْفَحْ fesfeh şimdi sen geç · عَنْهُمْ anhum onlardan · وَقُلْ ve kul ve de ki · سَلَـٰمٌۭ ۚ selamun selam olsun · فَسَوْفَ fesevfe yakında · يَعْلَمُونَ yea'lemune bileceklerdir • صفح (SfH) kökü: Affetmek/bağışlamak/görmezden gelmek, kaçınmak, kendini uzaklaştırmak, itmek, söndürmek, uzaklaşmak. safhun - af. safhan - uzaklaşma, kaçınma. • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • سلم (slm) kökü: barış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmak • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • Zuhruf suresi 89 ayettir; bu 89. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).