Duhan Suresi 10. Ayet Meali
Artık göğün, apaçık bir duman getireceği günü bekle.
Duhan 44:10
فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَٓاءُ بِدُخَانٍ مُب۪ينٍۙ • Fertekib yevme te'tis semau bi duhanin mubin. • Meal: Artık göğün, apaçık bir duman getireceği günü bekle. • Kelime kelime: فَٱرْتَقِبْ fertekib o halde gözetle · يَوْمَ yevme günü · تَأْتِى te'ti getireceği · ٱلسَّمَآءُ s-semau göğün · بِدُخَانٍۢ biduhanin bir duman · مُّبِينٍۢ mubinin açık • رقب (rqb) kökü: Korumak, gözlemlemek, izlemek, saygı duymak, dikkate almak, beklemek, boynundan bağlamak, uyarmak, korkmak, kontrol etmek. Raqib - muhafız, gözlemci, gözcü. Yataraqqab - gözlemleme, bekleme, etrafı kollama, izleme… • يوم (ywm) kökü: Gün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyeci • اتي (Aty) kökü: Gelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak… • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • دخن (dxn) kökü: Duman çıkarmak, dumanlamak, toz kaldırmak, değişmek, huysuz olmak, tütsülemek, beceriksizce aramak, bir şeyi beceriksizce kullanmak, bozmak, düzgün kullanamamak • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • Duhan suresi 59 ayettir; bu 10. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).