Ant olsun Biz, onlardan önce Firavun halkını fitnelendirdik. Onlara çok şerefli bir Resul gelmişti.
Duhan 44:17وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَٓاءَهُمْ رَسُولٌ كَر۪يمٌۙ • Ve lekad fetenna kablehum kavme fir'avne ve caehum resulun kerim. • Meal: Ant olsun Biz, onlardan önce Firavun halkını fitnelendirdik.[1] Onlara çok şerefli bir Resul gelmişti. • Dipnot 1: Samimiyet sınavına tabi tuttuk. • Kelime kelime: وَلَقَدْ velekad ve andolsun · فَتَنَّا fetenna sınadık · قَبْلَهُمْ kablehum onlardan önce · قَوْمَ kavme toplumunu · فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn · وَجَآءَهُمْ ve ca'ehum ve onlara geldi · رَسُولٌۭ rasulun bir elçi · كَرِيمٌ kerimun değerli • فتن (ftn) kökü: Denemek veya kanıtlamak, zulmetmek, yakmak, denemek, sıkıntıya ve zorluğa sokmak, katletmek, hataya sürüklemek, herhangi bir yolla imandan saptırmak, yanıltmak, görüş ayrılığı veya anlaşmazlık yaratmak, kötülük… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • جيا (jyA) kökü: gelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • كرم (krm) kökü: Üretken, cömert, değerli, kıymetli, onurlu, asil, En Cömert, En Kerim olmak • Duhan suresi 59 ayettir; bu 17. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).