Akıl Kuran (akilkuran.com)

Duhan Suresi 29. Ayet Meali

Onlara ne gök ağladı ne de yer. Ve onlara fırsat da verilmedi.

Duhan 44:29 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Onlara ne gök ağladı ne de yer.
Duhan 44:29
فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ السَّمَٓاءُ وَالْاَرْضُ وَمَا كَانُوا مُنْظَر۪ينَ۟ • Fe ma beket aleyhimus semau vel ardu ve ma kanu munzarin. • Meal: Onlara ne gök ağladı ne de yer. Ve onlara fırsat da verilmedi. • Kelime kelime: فَمَا fe ma · بَكَتْ beket ağlamadı · عَلَيْهِمُ aleyhimu onlara · ٱلسَّمَآءُ s-semau gök · وَٱلْأَرْضُ vel'erdu ve yer · وَمَا ve ma ve · كَانُوا۟ kanu olmadılar · مُنظَرِينَ munzerine fırsat verilenlerden • بكي (bky) kökü: Ağladı, yasta/üzüldü, gözyaşı döktü, ağlama, ağlamaya sebep oldu, yağmur yağdı, konuşamaz durumda. • سمو (smw) kökü: yüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat… • ارض (ArD) kökü: yer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • نظر (nZr) kökü: görmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak… • Duhan suresi 59 ayettir; bu 29. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).