Akıl Kuran (akilkuran.com)

Casiye Suresi 33. Ayet Meali

Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.

Casiye 45:33 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı.
Casiye 45:33
وَبَدَا لَهُمْ سَيِّـَٔاتُ مَا عَمِلُوا وَحَاقَ بِهِمْ مَا كَانُوا بِه۪ يَسْتَهْزِؤُ۫نَ • Ve beda lehum seyyiatu ma amilu ve haka bihim ma kanu bihi yestehziun. • Meal: Yaptıklarının kötülükleri apaçık ortaya kondu ve alay ettikleri şeyler, onları kuşattı. • Kelime kelime: وَبَدَا ve beda ve göründü · لَهُمْ lehum onlara · سَيِّـَٔاتُ seyyiatu kötülükleri · مَا ma şeylerin · عَمِلُوا۟ amilu yaptıkları · وَحَاقَ ve haka ve kuşattı · بِهِم bihim onları · مَّا ma şey · كَانُوا۟ kanu oldukları · بِهِۦ bihi onunla · يَسْتَهْزِءُونَ yestehziune alay ediyor(lar) • بدو (bdw) kökü: Görünmek, ortaya çıkmak, açığa çıkmak, belirmek, başlamak, gözükmek, belli olmak, meydana çıkmak, çöl hayatı yaşamak, göçebe hayatı sürmek • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • عمل (Eml) kökü: iş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel… • حيق (Hyq) kökü: Geri çekilmek, çevrelemek ve tutmak, kuşatmak, etrafını sarmak, inmek, bunaltmak, sarmak, kaçınılmaz olmak, bir kişi veya şeyi köşeye sıkıştırmak (sadece kötü durumlar için kullanılır), birinin başına gelmek, birine… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • هزا (hzA) kökü: aşağılamak, küçük düşürmek, alay etmek/hakaretler yağdırmak/alaya almak/gülmek. (e.g. huzuwan, 2:67) • Casiye suresi 37 ayettir; bu 33. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).