Yoksa kalplerinde hastalık olanlar, Allah'ın, içlerindeki kini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar?
Muhammed 47:29اَمْ حَسِبَ الَّذ۪ينَ ف۪ي قُلُوبِهِمْ مَرَضٌ اَنْ لَنْ يُخْرِجَ اللّٰهُ اَضْغَانَهُمْ • Em hasibellezine fi kulubihim maradun en len yuhricallahu adganehum. • Meal: Yoksa kalplerinde hastalık olanlar, Allah'ın, içlerindeki kini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar? • Kelime kelime: أَمْ em yoksa · حَسِبَ hasibe sandılar (mı?) · ٱلَّذِينَ ellezine · فِى fi bulunanlar · قُلُوبِهِم kulubihim kalblerinde · مَّرَضٌ meradun hastalık · أَن en · لَّن len asla · يُخْرِجَ yuhrice ortaya çıkarmayacağını · ٱللَّهُ llahu Allah'ın · أَضْغَـٰنَهُمْ edganehum kinlerini • حسب (Hsb) kökü: Düşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu… • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • مرض (mrD) kökü: Hasta olmak/rahatsız olmak, hastalıklı, zayıf veya güçsüz, eksiklik, kusurlu veya yetersiz, yargı veya görüşte doğru veya neredeyse doğru olmak • خرج (xrj) kökü: Çıkmak, ileri gitmek, ayrılmak, kaçınmak/kaçmak/kurtulmak, terk etmek/vazgeçmek, isyan etmek, müstehcen veya edepsiz olmak, göze çarpan, açık olmak (bulutlu değil açık gökyüzü gibi), çözmek/açıklamak/yorumlamak… • ضغن (Dgn) kökü: O (veya kişinin bağrı) kin, kötü niyet, kötülük veya nefret ile etkilendi. Eğri büğrü oldu. Ruh için arzu, özlem veya hasret ile etkilendi. Aslan (çünkü çok kindar, kötü niyetli, kötü kalpli veya nefret doludur). • Muhammed suresi 38 ayettir; bu 29. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).