Akıl Kuran (akilkuran.com)

Muhammed Suresi 3. Ayet Meali

Bu, Kafirlerin, "Batıl'a" uymaları, İman Edenlerin ise Rabb'lerinden gelen "Hakk'a" uymaları nedeniyledir. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını böyle örnek verir.

Muhammed 47:3 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Bu, Kafirlerin, "Batıl'a" uymaları, İman Edenlerin ise Rabb'lerinden gelen "Hakk'a" uymaları nedeniyledir.
Muhammed 47:3
ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْۜ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ • Zalike bi ennellezine keferuttebeul batıle ve ennellezine amenuttebeul hakka min rabbihim, kezalike yadribullahu lin nasi emsalehum. • Meal: Bu, Kafirlerin, "Batıl'a[1]" uymaları, İman Edenlerin ise Rabb'lerinden gelen "Hakk'a" uymaları nedeniyledir. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını böyle örnek verir. • Dipnot 1: Gerçek ve doğru olmayan, boş, saçma, yanlış ve geçersiz olan. Cahiliye. Hakk'ın zıddı. • Kelime kelime: ذَٰلِكَ zalike bu böyledir · بِأَنَّ bienne çünkü · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · كَفَرُوا۟ keferu inkar eden(ler) · ٱتَّبَعُوا۟ ttebeu uymuşlardır · ٱلْبَـٰطِلَ l-batile batıla · وَأَنَّ ve enne ve şüphesiz · ٱلَّذِينَ ellezine ki · ءَامَنُوا۟ amenu inananlar ise · ٱتَّبَعُوا۟ ttebeu uymuşlardır · ٱلْحَقَّ l-hakka hakka · مِن min gelen · رَّبِّهِمْ ۚ rabbihim Rablerinden · كَذَٰلِكَ kezalike işte böyle · يَضْرِبُ yedribu anlatır · ٱللَّهُ llahu Allah · لِلنَّاسِ linnasi insanlara · أَمْثَـٰلَهُمْ emsalehum onların durumlarını • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • بطل (bTl) kökü: Boş olmak, geçersiz olmak, batıl olmak, yok olmak, işe yaramaz hale gelmek, hükümsüz kalmak, cesur olmak, kahraman olmak, kahramanlık yapmak • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • حقق (Hqq) kökü: Adaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca… • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • ضرب (Drb) kökü: İyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek… • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • مثل (mvl) kökü: Dik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya… • Muhammed suresi 38 ayettir; bu 3. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).