Akıl Kuran (akilkuran.com)

Fetih Suresi 12. Ayet Meali

Hayır! Siz, Resul'ün ve İman Edenlerin asla ailelerine dönemeyeceklerini sanmıştınız. Bu zan, kalplerinize güzel göründü. Kötü bir zanla, zanda bulundunuz. Siz, yok olmayı hak eden bir halk oldunuz.

Fetih 48:12 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Hayır!
Fetih 48:12
بَلْ ظَنَنْتُمْ اَنْ لَنْ يَنْقَلِبَ الرَّسُولُ وَالْمُؤْمِنُونَ اِلٰٓى اَهْل۪يهِمْ اَبَداً وَزُيِّنَ ذٰلِكَ ف۪ي قُلُوبِكُمْ وَظَنَنْتُمْ ظَنَّ السَّوْءِۚ وَكُنْتُمْ قَوْماً بُوراً • Bel zanentum en len yenkaliber resulu vel mu'minune ila ehlihim ebeden ve zuyyine zalike fi kulubikum ve zanentum zannes sev'i ve kuntum kavmen bura. • Meal: Hayır! Siz, Resul'ün ve İman Edenlerin asla ailelerine dönemeyeceklerini sanmıştınız. Bu zan, kalplerinize güzel göründü. Kötü bir zanla, zanda bulundunuz. Siz, yok olmayı hak eden bir halk oldunuz. • Kelime kelime: بَلْ bel herhalde · ظَنَنتُمْ zenentum siz sandınız · أَن en ki · لَّن len · يَنقَلِبَ yenkalibe dönmeyecekler · ٱلرَّسُولُ r-rasulu elçi · وَٱلْمُؤْمِنُونَ velmu'minune ve mü'minler · إِلَىٰٓ ila · أَهْلِيهِمْ ehlihim ailelerine · أَبَدًۭا ebeden bir daha asla · وَزُيِّنَ vezuyyine ve süslendirildi · ذَٰلِكَ zalike bu · فِى fi · قُلُوبِكُمْ kulubikum gönüllerinizde · وَظَنَنتُمْ ve zenentum ve zanda bulundunuz · ظَنَّ zenne bir zan ile · ٱلسَّوْءِ s-sev'i kötü · وَكُنتُمْ ve kuntum ve oldunuz · قَوْمًۢا kavmen bir topluluk · بُورًۭا buran helaki hak etmiş • ظنن (Znn) kökü: Düşünmek, varsaymak, şüphe etmek, farz etmek, zannetmek, inanmak, bilmek, hayal etmek, şüphelenmek, varsayımsal olmak, kişinin gözlemlerine dayanarak bir şeyden emin olmak. Genel bir kural olarak bu fiil çoğunlukla… • قلب (qlb) kökü: kalp, gönül, değişme, dönme, tersine çevirme, yön değiştirme, kalbin hali, karara dönüşme. Türkçe'ye geçen türevler: inkılap (münkalip), kalpazan, kılaptan, kulp • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • اهل (Ahl) kökü: sahip/insanlar/halk, okuyan/ezberleyen kişi, yönetici/sahip, ev halkı/aile/evde yaşayanlar • ابد (Abd) kökü: Kalmak, ikamet etmek, sürekli/kalıcı olarak oturmak, devamlı kılmak, zaman (mutlak anlamda), uzun süre, sonsuz/ebedi/sonsuza dek, sınırsız/bölünemez, kalıcı/daimi, asosyal/yabancı, asla (olumsuz yapıda kullanıldığında) • زين (zyn) kökü: Süslemek, donatmak. Süslemek, zarafet katmak, onurlandırmak [bir eylem, nitelik veya söz için]. Dili süsledi, donattı veya düzenledi. Süsledi [örn. Yeryüzü veya toprak, bitki örtüsüyle süslendi], süsledi, dekore etti… • سوا (swA) kökü: eşit, düz, beraber, denk, aynı, birlikte, eşit olmak, düzleşmek • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • بور (bwr) kökü: Yok olmuş, nesli tükenmiş, yıkılmış, kötüleşmiş/bozulmuş, yıkıcı, kayıp/zarar/eksiklik durumunda, etkisiz, durağan/sönük, aranmayan/istenmeyen • Fetih suresi 29 ayettir; bu 12. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).