Akıl Kuran (akilkuran.com)

Fetih Suresi 21. Ayet Meali

Ve henüz elde edemediğiniz ama Allah'ın kuşattığı başka şeyler de var. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.

Fetih 48:21 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Ve henüz elde edemediğiniz ama Allah'ın kuşattığı başka şeyler de var.
Fetih 48:21
وَاُخْرٰى لَمْ تَقْدِرُوا عَلَيْهَا قَدْ اَحَاطَ اللّٰهُ بِهَاۜ وَكَانَ اللّٰهُ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ قَد۪يراً • Ve uhra lem takdiru aleyha kad ehatallahu biha, ve kanallahu ala kulli şey'in kadira. • Meal: Ve henüz elde edemediğiniz ama Allah'ın kuşattığı başka şeyler[1] de var. Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir. • Dipnot 1: Ganimetler. • Kelime kelime: وَأُخْرَىٰ ve uhra ve başka (şeyler) · لَمْ lem · تَقْدِرُوا۟ tekdiru henüz ele geçiremediniz · عَلَيْهَا aleyha onları · قَدْ kad fakat · أَحَاطَ ehata kuşatmıştır · ٱللَّهُ llahu Allah · بِهَا ۚ biha onları · وَكَانَ ve kane ve · ٱللَّهُ llahu Allah · عَلَىٰ ala üzerine · كُلِّ kulli her · شَىْءٍۢ şey'in şey · قَدِيرًۭا kadiran kadirdir • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • قدر (qdr) kökü: ölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmış • حوط (HwT) kökü: Korumak/muhafaza etmek, bir insanı veya şeyi güvende tutmak/korumak/sahiplenmek, bir insanı veya şeyi savunmak, bir insana veya şeye sık sık dikkat göstermek, bir insanın şeylerini gözetmek veya önemsemek, bir insana… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • Fetih suresi 29 ayettir; bu 21. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).