Gerçekten, sizden önce de onları bir halk sormuştu da sonra onları küfredenler olmuşlardı.
Maide 5:102قَدْ سَاَلَهَا قَوْمٌ مِنْ قَبْلِكُمْ ثُمَّ اَصْبَحُوا بِهَا كَافِر۪ينَ • Kad seeleha kavmun min kablikum summe asbahu biha kafirin. • Meal: Gerçekten, sizden önce de onları bir halk sormuştu da sonra onları küfredenler olmuşlardı. • Kelime kelime: قَدْ kad muhakkak · سَأَلَهَا seeleha onları sormuştu · قَوْمٌۭ kavmun bir toplum · مِّن min · قَبْلِكُمْ kablikum sizden önce gelen · ثُمَّ summe sonra · أَصْبَحُوا۟ esbehu olmuşlardı · بِهَا biha onları · كَـٰفِرِينَ kafirine inkar edenler • سال (sAl) kökü: akmak, dökülmek, sızmak, akıtmak, soruşturmak, sormak, dilenmek • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • قبل (qbl) kökü: kabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmek • صبح (SbH) kökü: Sabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • Maide suresi 120 ayettir; bu 102. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).