Akıl Kuran (akilkuran.com)

Maide Suresi 39. Ayet Meali

Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder ve uslanırsa, kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Maide 5:39 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder ve uslanırsa, kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder.
Maide 5:39
فَمَنْ تَابَ مِنْ بَعْدِ ظُلْمِه۪ وَاَصْلَحَ فَاِنَّ اللّٰهَ يَتُوبُ عَلَيْهِۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ • Fe men tabe min ba'di zulmihi ve aslaha fe innallahe yetubu aleyh innallahe gafurun rahim. • Meal: Kim yaptığı haksızlıktan[1] sonra tevbe[2] eder ve uslanırsa, kuşkusuz Allah onun tevbesini kabul eder. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir. • Dipnot 1: Hırsızlıktan. • Dipnot 2: Yaptığı hırsızlıktan pişman olup hırsızlık yapmaktan vazgeçerse eli kesilmez. Tevbe kelimesinin esas anlamı vazgeçmektir. • Kelime kelime: فَمَن femen kim · تَابَ tabe tevbe eder · مِنۢ min · بَعْدِ bea'di sonra · ظُلْمِهِۦ zulmihi yaptığı haksızlıktan · وَأَصْلَحَ ve esleha ve uslanırsa · فَإِنَّ feinne şüphesiz · ٱللَّهَ llahe Allah · يَتُوبُ yetubu tevbesini kabul eder · عَلَيْهِ ۗ aleyhi onun · إِنَّ inne şüphesiz · ٱللَّهَ llahe Allah · غَفُورٌۭ gafurun bağışlayan · رَّحِيمٌ rahimun acıyandır • توب (twb) kökü: Dönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak. • بعد (bEd) kökü: sonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme • ظلم (Zlm) kökü: karanlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak • صلح (SlH) kökü: doğru/iyi/dürüst/sağlam/erdemli olmak, uygun olmak. aslaha - bir şeyi düzeltmek, reform etmek, iyi yapmak. saalihaat - iyi işler, uygun ve uygun eylemler, düzeltmeye yönelik iş yapmak. aslaha (vb. 4) - bütün sağlam… • غفر (gfr) kökü: korumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • Maide suresi 120 ayettir; bu 39. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).