Akıl Kuran (akilkuran.com)

Maide Suresi 43. Ayet Meali

İçinde, Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, nasıl olur da sana hüküm verdiriyorlar? Sonra da o hükümden döneklik ediyorlar. Onlar, aslında inanmış değiller.

Maide 5:43 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. İçinde, Allah'ın hükmünün bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, nasıl olur da sana hüküm verdiriyorlar?
Maide 5:43
وَكَيْفَ يُحَكِّمُونَكَ وَعِنْدَهُمُ التَّوْرٰيةُ ف۪يهَا حُكْمُ اللّٰهِ ثُمَّ يَتَوَلَّوْنَ مِنْ بَعْدِ ذٰلِكَۜ وَمَٓا اُو۬لٰٓئِكَ بِالْمُؤْمِن۪ينَ۟ • Ve keyfe yuhakkimuneke ve indehumut tevratu fiha hukmullahi summe yetevellevne min ba'di zalik ve ma ulaike bil mu'minin. • Meal: İçinde, Allah'ın hükmünün[1] bulunduğu Tevrat yanlarında olduğu halde, nasıl olur da sana hüküm verdiriyorlar? Sonra da o hükümden döneklik ediyorlar. Onlar, aslında inanmış değiller. • Dipnot 1: Kısas hükmü. • Kelime kelime: وَكَيْفَ vekeyfe ve nasıl · يُحَكِّمُونَكَ yuhakkimuneke seni hakem yapıyorlar · وَعِندَهُمُ veindehumu yanlarında dururken · ٱلتَّوْرَىٰةُ t-tevratu Tevrat · فِيهَا fiha içinde bulunan · حُكْمُ hukmu hükmü · ٱللَّهِ llahi Allah'ın · ثُمَّ summe sonra · يَتَوَلَّوْنَ yetevellevne dönüyorlar · مِنۢ min · بَعْدِ bea'di sonra da · ذَٰلِكَ ۚ zalike ondan · وَمَآ ve ma değillerdir · أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike onlar · بِٱلْمُؤْمِنِينَ bil-mu'minine inanıyor • كيف (kyf) kökü: Nasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne halde • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • عند (End) kökü: Edat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve… • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • بعد (bEd) kökü: sonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikme • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • Maide suresi 120 ayettir; bu 43. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).