Musa'da da vardır. Onu Firavun'a apaçık bir sultanla göndermiştik.
Zariyat 51:38وَف۪ي مُوسٰٓى اِذْ اَرْسَلْنَاهُ اِلٰى فِرْعَوْنَ بِسُلْطَانٍ مُب۪ينٍ • Ve fi musa iz erselnahu ila fir'avne bi sultanin mubinin. • Meal: Musa'da da vardır[1]. Onu Firavun'a apaçık bir sultanla[2] göndermiştik. • Dipnot 1: Tarafımızdan görevlendirilmiş olarak. • Dipnot 2: Musa'nın kıssasında da alınacak dersler vardır. • Kelime kelime: وَفِى ve fi ve (ibret) vardır · مُوسَىٰٓ musa Musa'da · إِذْ iz hani · أَرْسَلْنَـٰهُ erselnahu onu göndermiştik · إِلَىٰ ila · فِرْعَوْنَ fir'avne Fir'avn'e · بِسُلْطَـٰنٍۢ bisultanin bir delil ile · مُّبِينٍۢ mubinin açık • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • سلط (slT) kökü: Hüküm sürmek, egemen olmak, baskı yapmak, musallat olmak, üstesinden gelmek, yetki vermek, güç vermek, kuvvet vermek, hakim olmak, iktidar olmak • بين (byn) kökü: Bir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma… • Zariyat suresi 60 ayettir; bu 38. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).