Sonra onu ve ordularını yakaladık ve denize attık. Kendi kendini kınıyordu.
Zariyat 51:40فَاَخَذْنَاهُ وَجُنُودَهُ فَنَبَذْنَاهُمْ فِي الْيَمِّ وَهُوَ مُل۪يمٌۜ • Fe ehaznahu ve cunudehu fe nebeznahum fil yemmi ve huve mulim. • Meal: Sonra onu ve ordularını yakaladık ve denize attık. Kendi kendini kınıyordu. • Kelime kelime: فَأَخَذْنَـٰهُ feehaznahu biz de onu yakaladık · وَجُنُودَهُۥ ve cunudehu ve askerlerini · فَنَبَذْنَـٰهُمْ fe nebeznahum ve onları attık · فِى fi · ٱلْيَمِّ l-yemmi denize · وَهُوَ vehuve ve o · مُلِيمٌۭ mulimun kendi kendini kınıyordu • اخذ (Axp) kökü: eline almak, almak/edinmek, türetilmek/çıkarılmak/kabul edilmek, kabul etmek, bir anlaşmayı kabul etmek, etkilenmek/etkilendirilmek, ezici etki, esir almak, üstünlük kazanmak/öldürmek/yok etmek, büyülemek/cezbetmek • جند (jnd) kökü: Orduları toplamak veya bir araya getirmek, ordu hazırlamak, Jundun [savaş için hazırlanmış toplanan askerler; yardımcı kuvvetler]. • نبذ (nbp) kökü: Atmak, fırlatmak, vazgeçmek, çıkarmak, reddetmek, bir şeyi değersiz olduğu için veya dikkate almadığı için atmak • يمم (ymm) kökü: Deniz, nehir, sel. Elde etmeyi hedeflemek, niyet etmek, yönelmek, başvurmak, müracaat etmek, yönünü çevirmek, nehre atılmak, bir şeyi amaçlamak, toz veya temiz toprakla temizlemek. • لوم (lwm) kökü: Birini bir şey için suçlamak, itham etmek. • Zariyat suresi 60 ayettir; bu 40. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).