Akıl Kuran (akilkuran.com)

Kamer Suresi 34. Ayet Meali

Biz de onların üzerlerine yok edici kasırga gönderdik. Lut'un yanında yer alanlar bunun dışında tutuldu. Seher vakti onları kurtardık.

Kamer 54:34 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Biz de onların üzerlerine yok edici kasırga gönderdik.
Kamer 54:34
اِنَّٓا اَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ حَاصِباً اِلَّٓا اٰلَ لُوطٍۜ نَجَّيْنَاهُمْ بِسَحَرٍۙ • İnna erselna aleyhim hasiben illa ale lut, necceynahum bi sehar. • Meal: Biz de onların üzerlerine yok edici kasırga[1] gönderdik. Lut'un yanında yer alanlar bunun dışında tutuldu. Seher vakti onları kurtardık. • Dipnot 1: Ayette yer alan "Hasib" kelimesi, kelime olarak "taş sağanağı getiren rüzgar" anlamına gelmektedir. Burada bir nevi "taş fırtınasından" söz edilmektedir. • Kelime kelime: إِنَّآ inna elbette biz · أَرْسَلْنَا erselna gönderdik · عَلَيْهِمْ aleyhim üstlerine · حَاصِبًا hasiben bir fırtına · إِلَّآ illa dışında · ءَالَ ale ailesi · لُوطٍۢ ۖ lutin Lut · نَّجَّيْنَـٰهُم necceynahum onları kurtardık · بِسَحَرٍۢ biseharin seher vakti • رسل (rsl) kökü: Bir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul… • حصب (HSb) kökü: Taş atmak, çakıl taşı/küçük taş saçmak, ateşe atmak/fırlatmak, bir kişi veya şeyden aceleyle uzaklaşmak, bir kişiden yüz çevirmek, ateş yakmak. Yakacak odun, taşlar. • اول (Awl) kökü: ilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıç • نجو (njw) kökü: Kurtarılmak, teslim edilmek, kurtulmak, kaçmak, özgür kalmak. Fısıldamak (bir sır), sır vermek. • سحر (sHr) kökü: Büyü yapmak, sihir yapmak, büyülemek, aldatmak, göz boyamak, hipnotize etmek, etkilemek, baştan çıkarmak, kandırmak, şafak vakti, tan vakti, seher vakti • Kamer suresi 55 ayettir; bu 34. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).