Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enam Suresi 113. Ayet Meali

Böylece ahirete iman etmeyenlerin gönülleri ona yönelsin, ondan hoşlansınlar: yaptıkları şeyleri yapmaya devam etsinler.

Enam 6:113 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Böylece ahirete iman etmeyenlerin gönülleri ona yönelsin, ondan hoşlansınlar: yaptıkları şeyleri yapmaya de…
Enam 6:113
وَلِتَصْغٰٓى اِلَيْهِ اَفْـِٔدَةُ الَّذ۪ينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِالْاٰخِرَةِ وَلِيَرْضَوْهُ وَلِيَقْتَرِفُوا مَا هُمْ مُقْتَرِفُونَ • Ve li tesga ileyhi ef'idetullezine la yu'minune bil ahıreti ve li yerdavhu ve li yakterifu ma hum mukterifun. • Meal: Böylece ahirete iman etmeyenlerin gönülleri ona[1] yönelsin, ondan hoşlansınlar: yaptıkları şeyleri yapmaya devam etsinler.[2] • Dipnot 1: Şeytana. • Dipnot 2: Şeytan, onları işledikleri günahlara devam ettirsin. • Kelime kelime: وَلِتَصْغَىٰٓ velitesga ve meyletsin · إِلَيْهِ ileyhi ona · أَفْـِٔدَةُ ef'idetu kalbleri · ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin · لَا la · يُؤْمِنُونَ yu'minune inanmayan(ların) · بِٱلْـَٔاخِرَةِ bil-ahirati ahirete · وَلِيَرْضَوْهُ veliyerdevhu ve ondan hoşlansınlar · وَلِيَقْتَرِفُوا۟ veliyekterifu ve işlemeğe devam etsinler · مَا ma · هُم hum onların · مُّقْتَرِفُونَ mukterifune işledikleri suçları • صغو (Sgw) kökü: Kulak veya yüzün bir tarafa eğilmesi, meyletmek, yönelmek, eğilmek, teveccüh etmek, dinlemek • فاد (fAd) kökü: Kalpte incinmek, kalp hastalığına yakalanmak, kalpten vurulmak. Hareket, harekete geçirme. Yakıt söz konusu olduğunda; yanmak, yanıp tükenmek, parlak veya şiddetli yanmak, alevlenmek veya alev almak: ve kalp için… • امن (Amn) kökü: güvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir… • اخر (Axr) kökü: geri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısım • رضو (rDw) kökü: Ondan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı… • قرف (qrf) kökü: Kazanmak, kabuğunu veya derisini soymak, işlemek, (suç veya aptalca bir eylem) gerçekleştirmek, elde etmek, kazanmak, öğrenmek, uydurmak, doğruyla yalanı karıştırmak, ihlal etmek. • Enam suresi 165 ayettir; bu 113. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).