Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enam Suresi 126. Ayet Meali

Rabb'inin dosdoğru yolu işte budur. Gerçekten öğüt alan bir halk için ayetleri ayrıntılı olarak açıkladık.

Enam 6:126 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Rabb'inin dosdoğru yolu işte budur.
Enam 6:126
وَهٰذَا صِرَاطُ رَبِّكَ مُسْتَق۪يماًۜ قَدْ فَصَّلْنَا الْاٰيَاتِ لِقَوْمٍ يَذَّكَّرُونَ • Ve haza sıratu rabbike mustekim, kad fassalnal ayati li kavmin yezzekkerun. • Meal: Rabb'inin dosdoğru yolu işte budur. Gerçekten öğüt alan bir halk için ayetleri ayrıntılı olarak açıkladık. • Kelime kelime: وَهَـٰذَا ve haza işte budur · صِرَٰطُ siratu yolu · رَبِّكَ rabbike Rabbinin · مُسْتَقِيمًۭا ۗ mustekimen doğru · قَدْ kad muhakkak · فَصَّلْنَا fessalna biz geniş geniş açıkladık. · ٱلْـَٔايَـٰتِ l-ayati ayetleri · لِقَوْمٍۢ likavmin kavimler için · يَذَّكَّرُونَ yezzekkerune öğüt alan • صرط (SrT) kökü: Düz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç. • ربب (rbb) kökü: Usta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • فصل (fSl) kökü: Bir şeyi başka bir şeyden ayırmak/bölmek, ayrım/bölme yapmak, belirgin/açık/net/bariz yapmak, detaylı açıklamak, ayırt etmek, iki şey arasında karar vermek (örneğin doğru ile yanlış arasında), belirgin kısım/bölüm. • ايي (Ayy) kökü: İmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder… • ذكر (pkr) kökü: hatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha… • Enam suresi 165 ayettir; bu 126. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).