Akıl Kuran (akilkuran.com)

Enam Suresi 18. Ayet Meali

O, kullarının üzerinde mutlak egemenlik sahibidir. En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.

Enam 6:18 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. O, kullarının üzerinde mutlak egemenlik sahibidir.
Enam 6:18
وَهُوَ الْقَاهِرُ فَوْقَ عِبَادِه۪ۜ وَهُوَ الْحَك۪يمُ الْخَب۪يرُ • Ve huvel kahiru fevka ıbadih, ve huvel hakimul habir. • Meal: O, kullarının üzerinde mutlak egemenlik sahibidir. En İyi Hüküm Veren'dir, Her Şeyden Haberdar'dır. • Kelime kelime: وَهُوَ ve huve ve O · ٱلْقَاهِرُ l-kahiru tam hakimdir · فَوْقَ fevka üstünde · عِبَادِهِۦ ۚ ibadihi kullarının · وَهُوَ ve huve ve O · ٱلْحَكِيمُ l-hakimu herşeyi yerli yerince yapan · ٱلْخَبِيرُ l-habiru haber alandır • قهر (qhr) kökü: Ezmek, birine karşı zorlamak, boyun eğdirmek, alt etmek, güç veya kuvvette üstün olmak, baskı altına almak, hakimiyet kurmak, zorlamak, sert davranmak, engellemek. Kahir - efendi, muzaffer, boyun eğdiren. • فوق (fwq) kökü: Rütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki… • عبد (Ebd) kökü: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek • حكم (Hkm) kökü: Engellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli… • خبر (xbr) kökü: Bilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık. • Enam suresi 165 ayettir; bu 18. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).