Akıl Kuran (akilkuran.com)

Cuma Suresi 6. Ayet Meali

De ki: "Ey Yahudiler! Eğer diğer insanların değil de yalnızca kendinizin Allah'ın velileri olduğunuza inanıyorsanız ve bu iddianızda samimi iseniz, haydi hemen ölümü isteyin."

Cuma 62:6 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. De ki: "Ey Yahudiler!
Cuma 62:6
قُلْ يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ هَادُٓوا اِنْ زَعَمْتُمْ اَنَّكُمْ اَوْلِيَٓاءُ لِلّٰهِ مِنْ دُونِ النَّاسِ فَتَمَنَّوُا الْمَوْتَ اِنْ كُنْتُمْ صَادِق۪ينَ • Kul ya eyyuhellezine hadu in zeamtum ennekum evliyau lillahi min dunin nasi fe temennevul mevte in kuntum sadikin. • Meal: De ki: "Ey Yahudiler! Eğer diğer insanların değil de yalnızca kendinizin Allah'ın velileri olduğunuza inanıyorsanız ve bu iddianızda samimi iseniz, haydi hemen ölümü isteyin.[1]" • Dipnot 1: Ölümü isteyin de velinize bir an önce kavuşmuş olun. • Kelime kelime: قُلْ kul de ki · يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey · ٱلَّذِينَ ellezine olanlar · هَادُوٓا۟ hadu yahudi · إِن in eğer · زَعَمْتُمْ zeamtum sanıyorsanız · أَنَّكُمْ ennekum yalnız sizsiniz · أَوْلِيَآءُ evliya'u dostları · لِلَّهِ lillahi Allah'ın · مِن min · دُونِ duni başka olarak · ٱلنَّاسِ n-nasi insanlardan · فَتَمَنَّوُا۟ fetemennevu temenni edin · ٱلْمَوْتَ l-mevte ölümü · إِن in eğer · كُنتُمْ kuntum iseniz · صَـٰدِقِينَ sadikine samimi(ler) • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • هود (hwd) kökü: Yahudi olmak, yönlendirilmek, görevine nazikçe geri dönmek. Tahweed: sürünmek, emeklemek; Tövbe. • زعم (zEm) kökü: İddia etmek, taşıyıcı, iletmek, söz vermek, iddia, sorumlu/hesap verebilir/yatkın, şiddetle arzu etmek veya heveslendirmek • ولي (wly) kökü: yakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak • دون (dwn) kökü: aşağı, alt, düşük, alçak, değersiz, bayağı, kötü, aşağılık, yakın, yakınında, -den önce, -den başka, hariç, dışında, altında • نوس (nws) kökü: sallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler. • مني (mny) kökü: Birini denemek veya kanıtlamak, arabuluculuk yapmak, dilemek veya arzulamak. • موت (mwt) kökü: Ölmek, dünyevi hayattan ayrılmak, hayattan mahrum olmak, duyusal yeteneklerden yoksun kalmak, zihinsel yeteneklerden yoksun kalmak, hareketsiz olmak, sessiz/sakin olmak, uyumak, cansız, yatışmak, yeryüzü tarafından… • كون (kwn) kökü: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri… • صدق (Sdq) kökü: doğru olmak, gerçek, samimi olmak, gerçeği söylemek, başkasının söylediği şeyin doğruluğunu teyit etmek veya onaylamak, doğrulamak, sözünde durmak, bir sözü sadakatle yerine getirmek, yerine getirmek, doğru sözlü… • Cuma suresi 11 ayettir; bu 6. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).