Hani Nebi, eşlerinden birine aralarında kalmak üzere bir hadis söylemişti. Fakat o eşi, söylenen şeyi başkasına söyleyince, Allah Nebi'ye bunu izhar etti. Nebi de bir kısmını açıklamış ve bir kısmından da vazgeçmişti. Eşine, bundan haberdar olduğunu söyleyince, eşi: "Bunu sana kim haber verdi?" deyince, Nebi: "Bana, Her Şeyi Bilen, Her Şeyden Haberdar Olan bildirdi." demişti.
Tahrim 66:3وَاِذْ اَسَرَّ النَّبِيُّ اِلٰى بَعْضِ اَزْوَاجِه۪ حَد۪يثاًۚ فَلَمَّا نَبَّاَتْ بِه۪ وَاَظْهَرَهُ اللّٰهُ عَلَيْهِ عَرَّفَ بَعْضَهُ وَاَعْرَضَ عَنْ بَعْضٍۚ فَلَمَّا نَبَّاَهَا بِه۪ قَالَتْ مَنْ اَنْبَاَكَ هٰذَاۜ قَالَ نَبَّاَنِيَ الْعَل۪يمُ الْخَب۪يرُ • Ve iz eserren nebiyyu ila ba'dı ezvacihi hadisa, fe lemma nebbeet bihi ve azherehullahu aleyhi arrefe ba'dahu ve a'rada an ba'd, fe lemma nebbeeha bihi kalet men enbeeke haza, kale nebbeeniyel alimul habir. • Meal: Hani Nebi, eşlerinden birine aralarında kalmak üzere bir hadis[1] söylemişti. Fakat o eşi, söylenen şeyi başkasına söyleyince, Allah Nebi'ye bunu izhar[2] etti. Nebi de bir kısmını açıklamış ve bir kısmından da vazgeçmişti. Eşine, bundan haberdar olduğunu söyleyince, eşi: "Bunu sana kim haber verdi?" deyince, Nebi: "Bana, Her Şeyi Bilen, Her Şeyden Haberdar Olan bildirdi." demişti. • Dipnot 1: Söz. • Dipnot 2: Görünür kılma, ortaya çıkarma. • Kelime kelime: وَإِذْ ve iz ve hani · أَسَرَّ eserra gizlice söylemişti · ٱلنَّبِىُّ n-nebiyyu nebi · إِلَىٰ ila · بَعْضِ bea'di birine · أَزْوَٰجِهِۦ ezvacihi eşlerinden · حَدِيثًۭا hadisen bir söz · فَلَمَّا fe lemma ne zaman ki · نَبَّأَتْ nebbeet (eşi) haber verdi · بِهِۦ bihi onu (sözü) · وَأَظْهَرَهُ ve ezherahu ve onu muttali kıldı · ٱللَّهُ llahu Allah · عَلَيْهِ aleyhi ona (peypambere) · عَرَّفَ arrafe bildirmişti · بَعْضَهُۥ bea'dehu onun bir kısmını · وَأَعْرَضَ ve ea'rade ve vazgeçmişti · عَنۢ an -ndan da · بَعْضٍۢ ۖ bea'din bir kısmı- · فَلَمَّا felemma ne zaman ki · نَبَّأَهَا nebbeeha eşine haber verince · بِهِۦ bihi bunu · قَالَتْ kalet (eşi) dedi · مَنْ men kim? · أَنۢبَأَكَ enbeeke sana söyledi · هَـٰذَا ۖ haza bunu · قَالَ kale dedi ki · نَبَّأَنِىَ nebbeeniye bana söyledi · ٱلْعَلِيمُ l-alimu bilen · ٱلْخَبِيرُ l-habiru haber alan • سرر (srr) kökü: Sevinmek, mutlu olmak, gizlemek, saklamak, sır tutmak, iç, öz, merkez, göbek, yatak, taht, divan, koltuk • نبا (nbA) kökü: yüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber • بعض (bED) kökü: bir kısım, bazı, parça, birkaç, bir miktar, biraz • زوج (zwj) kökü: Birleştirmek/çiftleştirmek/eşleştirmek/evlendirmek, evlilik, çift, eş, eş/zevce/koca • حدث (Hdv) kökü: Yeni bir şey/yakın zamanda, o (bir şey) varlığa geldi, var olmaya başladı, ortaya çıktı, bir başlangıcı oldu, ilk kez yeni var oldu, söylemi aktarmak • ظهر (Zhr) kökü: Görünmek, belirgin/açık/net/bariz olmak, ortaya çıkmak, yükselmek/tırmanmak, üstün gelmek, bilmek, ayırt etmek, aşikar olmak, ilerlemek, öğleye girmek, ihmal etmek, üstünlük sağlamak, sırta yara açmak • عرف (Erf) kökü: O bunu bildi, bunun idrakine vardı, ayırt etmek, bir şeyle tanışmak, düşünme ve etkiyi göz önünde bulundurarak bir şeyi algılamak, karşılığını vermek, bir kısmını kabul etmek, yönetici/düzenleyici/gözetmen… • عرض (ErD) kökü: Gerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak… • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • علم (Elm) kökü: İşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim… • خبر (xbr) kökü: Bilmek/sahip olmak, bir şey hakkında bilgi sahibi olmak, bir şeyi iç veya gerçek durumuna göre bilmek, bilgilendirilmiş/tanıdık. • Tahrim suresi 12 ayettir; bu 3. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).