Akıl Kuran (akilkuran.com)

Mülk Suresi 19. Ayet Meali

Gökyüzünde sıra sıra süzülerek, kanat çırparak uçanları görmüyorlar mı? Onları havada Rahman'dan başkası tutmuyor. Kuşkusuz O, Her Şeyi Gören'dir.

Mülk 67:19 — Arapça yazılışı, okunuşu ve meali. Gökyüzünde sıra sıra süzülerek, kanat çırparak uçanları görmüyorlar mı?
Mülk 67:19
اَوَلَمْ يَرَوْا اِلَى الطَّيْرِ فَوْقَهُمْ صَٓافَّاتٍ وَيَقْبِضْنَۜ مَا يُمْسِكُهُنَّ اِلَّا الرَّحْمٰنُۜ اِنَّهُ بِكُلِّ شَيْءٍ بَص۪يرٌ • E ve lem yerev ilet tayri fevkahum saffatin ve yakbıdn, ma yumsikuhunne iller rahman, innehu bi kulli şey'in basir. • Meal: Gökyüzünde sıra sıra süzülerek, kanat çırparak uçanları görmüyorlar mı? Onları havada Rahman'dan başkası tutmuyor. Kuşkusuz O, Her Şeyi Gören'dir. • Kelime kelime: أَوَلَمْ evelem · يَرَوْا۟ yerav görmüyorlar mı? · إِلَى ila · ٱلطَّيْرِ t-tayri uçan kuşları · فَوْقَهُمْ fevkahum üstlerinde · صَـٰٓفَّـٰتٍۢ saffatin sıra sıra · وَيَقْبِضْنَ ۚ ve yekbidne açıp yumarak · مَا ma · يُمْسِكُهُنَّ yumsikuhunne onları (havada) tutmuyor · إِلَّا illa başkası · ٱلرَّحْمَـٰنُ ۚ r-rahmanu Rahman'dan · إِنَّهُۥ innehu doğrusu O · بِكُلِّ bikulli her · شَىْءٍۭ şey'in şeyi · بَصِيرٌ besirun görmektedir • راي (rAy) kökü: görmek/düşünmek/tutmak, görüşüne göre, algılamak, yargılamak, değerlendirmek, bilmek. ara'itaka / ara'itakum - bana söyle sen/siz (kişi zamiri Kaf vurgu için eklenmiştir ve anlama katkısı olmayan bir fazlalık değildir)… • طير (Tyr) kökü: Uçmak, acele etmek, öncü olmak, sevmek, bağlanmak, ünlü olmak, düşünmek/tasarlamak, dağılmak/saçılmak, şans • فوق (fwq) kökü: Rütbe veya mükemmellikte üstün olmak, üstesinden gelmek, geçmek, üstünde/üzerinde olmak, üzerinde, üzerine, daha fazla, yüksekte olmak. Fauq - üstünde/üzerinde/daha fazla/üstün anlamında bir edattır. Fawaq - iki… • صفف (Sff) kökü: Düzgünce, yan yana, dizilmiş, sıra/dizi/çizgi halinde, düzenli şekilde, bir kuşla ilgili olarak: kanatlarını düz bir çizgi halinde açmak, kanatlarını germek/yaymak (yani çırpmadan). • قبض (qbD) kökü: El ile dokunarak/hissederek almak, kapatmak, kavramak, tutmak, yakalamak, bir araya toplamak/çekmek/birleştirmek, sahiplenmek, kuşlarla ilgili olarak kanatlarını toplamak, uçuşta/tempoda hızlı olmak. • مسك (msk) kökü: Tutmak, alıkoymak, sürdürmek, inatçı veya cimri olmak, bir şeyi sıkıca tutmak, bir şeyi durdurmak, bir kişiyi kısıtlamak/alıkoymak/hapsetmek, bir şeyden kendini alıkoymak veya uzak durmak, bir şeyi… • رحم (rHm) kökü: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma. • كلل (kll) kökü: 1. Tüm, bütün, tamlık, bütünlük 2. babasını ve çocuğunu kaybetmek, doğrudan mirasçısı bulunmamak, bitkin düşmek, yorgun, zayıf olmak; sadece uzak ilişkileri bulunmak Türkçe’ye girmiş türevler : küllî, külli yevmin… • شيا ($yA) kökü: irade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\"… • بصر (bSr) kökü: görme, bakma, gözle görmek, görüş, göz, dikkatle bakma, görme gücü, görüş açısı • Mülk suresi 30 ayettir; bu 19. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).