Ve elini çıkardığı zaman, eli bakanlar için bembeyaz parlayıverdi.
Araf 7:108وَنَزَعَ يَدَهُ فَاِذَا هِيَ بَيْضَٓاءُ لِلنَّاظِر۪ينَ۟ • Ve neze'a yedehu fe iza hiye beydau lin nazırin. • Meal: Ve elini çıkardığı zaman, eli bakanlar için bembeyaz parlayıverdi. • Kelime kelime: وَنَزَعَ ve nezea ve (böğründen) çıkardı · يَدَهُۥ yedehu elini · فَإِذَا fe iza birden · هِىَ hiye o · بَيْضَآءُ beyda'u bembeyaz parlayıverdi · لِلنَّـٰظِرِينَ linnazirine bakanlar için • نزع (nzE) kökü: Çekmek, almak, koparmak, çıkarmak, kapıp götürmek, kaldırmak, soymak, koparmak, çıkarmak, geri çekmek, sertçe çekmek, görevini yerine getirmek, özlem duymak, üst düzey yetkilileri görevden almak, benzemek, güçlü bir… • يدي (ydy) kökü: dokunmak, yardım etmek, iyilik etmek, hayırlı olmak, güç ve üstünlük göstermek, güç, kuvvet, el, onun aracılığıyla (gerçekleştirmek) Türkçe'ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyit • بيض (byD) kökü: Beyaz olmak, beyazlamak, yumurtlamak, ağarmak, beyaza çalmak, beyazlaştırmak • نظر (nZr) kökü: görmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak… • Araf suresi 206 ayettir; bu 108. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).