Oysa onlar, ne onlara yardım edebilirler ne de kendilerine yardım edebilirler.
Araf 7:192وَلَا يَسْتَط۪يعُونَ لَهُمْ نَصْراً وَلَٓا اَنْفُسَهُمْ يَنْصُرُونَ • Ve la yestetiune lehum nasran ve la enfusehum yansurun. • Meal: Oysa onlar, ne onlara yardım edebilirler ne de kendilerine yardım edebilirler. • Kelime kelime: وَلَا ve la · يَسْتَطِيعُونَ yestetiune güçleri yetmez · لَهُمْ lehum onlara · نَصْرًۭا nesran yardım etmeye · وَلَآ ve la ne de · أَنفُسَهُمْ enfusehum kendilerine · يَنصُرُونَ yensurune yardım edebilirler • طوع (TwE) kökü: itaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak. • نصر (nSr) kökü: yardım etmek/destek olmak, imdada yetişmek, korumak • نفس (nfs) kökü: nefs, öz, benlik, kişilik, yüksek derecede değer verildi, değerli ve istenen, çekicilik gören, sevilen veya saygı değer bulunan • Araf suresi 206 ayettir; bu 192. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).