Araf 7:90وَقَالَ الْمَلَأُ الَّذ۪ينَ كَفَرُوا مِنْ قَوْمِه۪ لَئِنِ اتَّبَعْتُمْ شُعَيْباً اِنَّكُمْ اِذاً لَخَاسِرُونَ • Ve kalel meleullezine keferu min kavmihi le initteba'tum şuayben innekum izen le hasirun. • Meal: Halkından Kafir[1] meleler: "Eğer Şu'ayb'e uyarsanız kaybedenlerden olursunuz." dediler. • Dipnot 1: Bkz. 7:66. ayetin dipnotu. • Kelime kelime: وَقَالَ ve kale ve dediler ki · ٱلْمَلَأُ l-meleu ileri gelenler · ٱلَّذِينَ ellezine kimseler · كَفَرُوا۟ keferu inkar eden · مِن min -nden · قَوْمِهِۦ kavmihi kavmi- · لَئِنِ leini eğer · ٱتَّبَعْتُمْ ttebea'tum uyarsanız · شُعَيْبًا şuayben Şu'ayb'e · إِنَّكُمْ innekum muhakkak siz · إِذًۭا izen · لَّخَـٰسِرُونَ lehasirune ziyana uğrarsınız • قول (qwl) kökü: konuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler… • ملا (mlA) kökü: Doldurmak, tatmin etmek, yardım etmek. Gençliğin özsuyu veya canlılığı bir kişide daha dolu bir şekilde ortaya çıktı. Tatmin etmek/doymak. Yardım etmek, desteklemek, bir şeyi yapmak için uyum sağlamak. Toplantı. En üst… • كفر (kfr) kökü: Gizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar… • قوم (qwm) kökü: Kıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk… • تبع (tbE) kökü: takip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda… • خسر (xsr) kökü: Kayıp veya azalma yaşamak, aldatılmak/kandırılmak/baştan çıkarılmak/atlatılmak, hata yapmak/yoldan çıkmak/doğru yoldan sapmak/doğru yolu kaçırmak, yok olmak veya ölmek, bir şeyi kusurlu veya eksik yapmak, yok etmek veya… • Araf suresi 206 ayettir; bu 90. ayettir. • Meal kaynağı: Açık Kuran (acikkuran.com).